MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet, temyiz talebinin reddi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Yüze karşı verilip, 01/12/2015 tarihinde tefhim edilen hükmü 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi delaletiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 310/1. maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süreden sonra 11/12/2015 tarihinde temyiz eden sanık ...'ın temyiz nedeninin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi delaletiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, sanık ...'ın ek karara karşı temyiz talebinin reddiyle, 14.12.2015 tarih, 2015/167 Esas ve 2015/487 Karar sayılı ek kararın ONANMASINA,
II-Sanık hakkında kurulan hükme karşı üst Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın, müştekinin teşhir amacıyla işyerinin önüne konulan ve adet, tahsis veya kullanım gereği açıkta bırakılmış eşya niteliği bulunmayan 2 adet baltayı çalması biçimindeki eyleminin TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-e maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
2) Sanığın eyleminin TCK'nın 141/1. maddesine girdiği anlaşılmakla hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi
uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığınn hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi,
4) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Turhal Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/446 Esas ve 2014/27 Karar sayılı ilamı, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında; bu ilam yönünden uzlaşma yoluna gidilmesinin sağlanması, uzlaşma sağlandığı takdirde sabıka kaydında yer alan başka ilam varsa onun esas alınması, uzlaşma sağlanmadığı takdride mevcut ilamın esas alınması gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy