(5271 S. K. m. 152, 272, 288, 294)
Büyükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/494 Esas ve 2018/97 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine karşı, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin CMK'nin 272. ve müteakip maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna başvurması üzerine; duruşma açılarak yapılan yargılama sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 09/05/2018 tarihli, 2018/1176 Esas ve 2018/1081 Karar sayılı ilamı ile konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen “Esastan Ret” kararı ile hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen kararların kaldırılarak yerine kurulan “Mahkûmiyet” hükümlerine karşı sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından usulüne uygun olarak açılan temyiz davası incelenip görüşüldü:
I-Sanığın ve suça sürüklenen çocuğun haklarında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen kararlara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktarları ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nin 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından;
Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nin 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanığın ve suça sürüklenen çocuğun haklarında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nin 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin hükümlerin hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında, suça sürüklenen çocuk ...’nın 26.01.2018 tarihli celsedeki savunmasında, sanık ... ile birlikte atılı suçu işlediklerini belirtmesi, sanık ...’ın ise 29.12.2017 ve 26.01.2018 tarihli celselerde atılı suçu işlemediğini, suça sürüklenen çocuğun beyanını kabul etmediğini ifade etmesi, böylece suça sürüklenen çocuk ve sanığın arasında menfaat çatışması bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nin 152/1. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ...’ın savunmalarının aynı müdafiye yaptırılamayacağının gözetilmemesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/11/2018 tarihli, 2016/6-986 Esas ve 2018/554 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan, aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 09/05/2018 tarihli, 2018/1176 Esas ve 2018/1081 Karar sayılı “Mahkûmiyet” hükümlerinin 5271 sayılı CMK'nin 302/2-4. maddesi ve fıkraları gereğince BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nin 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 15/04/2020 günlü Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 48 maddesi ve 52. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 6. maddesi gereğince sanık ...’ın tutuklu bulunduğu hırsızlık suçundan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise sanığın derhal salıverilmesi için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 29/06/2020 günü oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)