(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Tapulama sırasında 206 ada 17 parsel sayılı 4532 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, davacı adına tespit edilmiştir. Davalı Emine vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve satış yapılmadığına dayanan itirazı tapulama komisyonu tarafından kabul edilmiştir. Davacı satın almaya, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine taşınmazın payları oranında davacı ve davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın davacının büyükbabası ve davalıların da babaları olan 1949 yılında ölen Salih'ten kaldığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Mahkemece davalılar Havva ve Emine'nin miras paylarını davacıya satmadıkları ve Salih terekesinin de iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu ve esasen satışın da geçersiz olacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki davacı Abdullah'ın babası olan Salih oğlu Musa halen hayatta bulunduğuna göre davacı Abdullah, Salih'in mirasçısı olmayıp üçüncü kişi durumundadır. Bilgisine başvurulan bilirkişi ve tanıklar, davacı Abdullah'ın 1956 tarihinden bu tarafa taşınmazda aralıksız ve çekişmesiz olarak zilyet bulunduğunu haber vermişlerdir. Taşınmaz tapusuz olduğuna ve davacının da davalılar ile mirasçılık ilişkisinin bulunmamasına göre davacı yararına tespit tarihi itibariyle taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşulları gerçekleşmiş bulunmaktadır. Emine ve Havva'nın paylarını satın almaları bu bakımdan sonuca etkili değildir. Hal böyle olunca, davanın kabulü ile taşınmazın tamamının davacı Abdullah adına tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 7.12.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy