(3402 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm; davalılardan Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 445 parsel sayılı 10300 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 444 parsele uygulanan vergi kaydının batı ve güney yönü mera okuduğundan kayıt miktar fazlası olarak mera niteliği ile sınırlandırılarak tesbit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunda reddedilen davacı Hasan Ünlü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı Hasan Ünlü adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastroca davacı adına tesbit edilen 444 sayılı parsele uygulanan vergi kaydı Batı ve Güney yönde mera okuması nedeniyle çekişmeli 445 sayılı parsel mera olarak sınırlandırılmıştır. Doğu yönde bulunan 442 ve 443 sayılı parsellere uygulanan 69 nolu vergi kaydı ile 428 sayılı parsele uygulanan 383 nolu vergi kaydı da çekişmeli parsel yönünü teşkil eden Doğu, Kuzey ve Batı yönünü mera okumaktadır. Eylemli durumda 442, 443, 444 ve 428 sayılı parsellere uygulanan vergi kayıtlarının mera okuduğu yer çekişmeli parsele bitişik olarak kadastroca tapulama harici çalılık olarak tesbit edildiği, çap örneği ve uzman bilirkişi krokisinden izlenmektedir. Çekişmeli parsel üzerinde, mera bitkilerinden sayılan yabani Ahlat ve Meşe ağaçlarının bulunduğu, ziraat mühendisinin raporundan anlaşılmaktadır. Davacının dayandığı mera sınırlı vergi kaydı değişebilir sınır niteliğinde olduğundan kaydın kapsamı miktarı ile geçerlidir. Değişir nitelikli vergi kaydına dayanılarak 444 numaralı parsel davacıya verilmiştir. Hal böyle olunca, çekişmeli parselin kadastroca tesbit harici olarak bırakılan ve üzerinde mera bitkileri bulunan meradan kazanıldığının kabulü gerekir. Resmi kayıtlara ve eylemli duruma ters düşen bilirkişi ve tanık sözlerine dayanılarak hüküm kurulamaz. Kamu malı niteliğinde bulunan meralar üzerinde zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın zilyedine kazanma olanağı vermez.
Hal böyle olunca meradan kazanılan ve meranın devamı niteliğinde bulunan çekişmeli parselin mera olarak sınırlandırılıp özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmeden davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Davalı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 31.01.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy