(3402 S. K. m. 18) (2510 S. K. m. 23, 24) (YİBK 14.5.1984 1983/10 E 1984/4 K)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalılar vekili ile Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında 2510 sayılı Yasanın 23. maddesine göre araştırma yapılması gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulüne parselin A ile gösterilen kısmının Ahmet mirasçıları adına, B ile gösterilen kısmının A. Öztürk mirasçıları adına, C ile gösterilen kısmın Hacı ve Ş. Öztürk adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili ile Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davalı tarafa 2510 sayılı İskan Yasası hükümlerine göre tevzi ve tahsis edilmesinden itibaren bir yıl içinde dava açıldığı ve davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşulları oluştuğundan söz edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli değildir. Dosya içeriğinden çekişmeli taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığından bahisle Ekim 1951 tarih 23 numarada Hazine adına tapuya tescil edildiği, daha sonra kaymakamlığın 8.10.1951 tarihli onayı ile 2510 sayılı İskan Yasası hükümlerine göre davalıların miras bırakanları Ömer oğlu Rahim ve karısı Fatma'ya verilip Ekim 1951 tarih 210 numarada adlarına tapuya bağlanmasını takiben davacıların 2510 sayılı Yasanın 3667 sayılı yasa ile 23. maddesine eklenen fıkra gereğince yeni malikler ile Hazineyi hasım göstermek suretiyle bir yıllık süre içinde zilyetliğe dayalı olarak temyize konu davayı açtıkları anlaşılmaktadır. Davalıların tutunduğu Ekim 1951 tarih 210 nolu tapu kaydının çekişmeli parsele uyduğu ve taşınmaz üzerinde davacı taraf zilyetliğinin iskanen temlik tarihinden 20 yıl daha öncesinden beri devam ettiği, toplanan delillerle saptanmıştır. Komşu 1192 nolu parsele uygulanan Mart 1938 tarih 7 nolu ve 1199 nolu parsele uygulanan Ekim 1951 tarih 22 nolu tapu kayıtları çekişmeli 1187 parsel yönünü Geçtimoğlu Kirkor'dan muhacirlere geçen tarla, komşu 1186 nolu parsele uygulanan ve iskan yoluyla oluşturulan Haziran 1937 tarih 264, 1199 nolu parsele uygulanan Ekim 1951 tarih 22 nolu tapu kayıtları ise E. olarak okumaktadır. Dinlenen bilirkişi ve tanıklar taşınmazın davacıların miras bırakanlarına E. tarafından satıldığını söylemişlerdir. Güneyde komşu 1201 nolu parsele uygulanan tapu kaydı getirtilmemiştir. Hal böyle olunca komşu parsel kayıtlarından bazıları çekişmeli parseli Kirkor, bazıları da E. olarak sınır okumakta olduğundan taşınmazın iskan yoluyla davalılara verilmeden önce kime ait olduğunun tespiti önem kazanmaktadır. İskan yoluyla dağıtılmadan önce Hazineye Kirkor'dan kalmış ise o takdirde davacı tarafın zilyetliği 3402 sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince yararlarına bir hak sağlamayacaktır.
O halde, sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için 1186, 1192, 1193, 1199, 1201 nolu parsellere komşu taşınmazlarla, çekişmeli parselin güneyindeki Öz'den sonra gelen taşınmazların tutanak örnekleri ile dayanakları kayıt ve belgeler, 1201 parsele uygulanan Ekim 1951 tarih 212 nolu tapu kaydı ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ve bölgede 1937 ve 1951 yıllarında 2510 sayılı İskan Yasasına göre iki kere iskan tevziatı yapıldığı gözetilerek komşu taşınmazların bir kısmının 1937 yılında, çekişmeli parsel ile bir kısım komşu parsellerin ise 1951 yılında iskan yoluyla dağıtıldığı anlaşıldığından tapu kayıtlarının dayanağı olan kayıt ve belgeler getirtilmeli, iskan defterleri ile dayanağı belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, söz konusu defter ve belgelerde çekişmeli taşınmaz ile komşu parsellerin öncesinin kimlere ait taşınmaz olarak belirtildiği davacıların satın aldığı E. isimli kişi ve iskan yoluyla verilmiş herhangi bir taşınmaz olup olmadığı konularını içerir rapor alınmalı, kayıtlar varsa getirtilmeli, bundan sonra çevreyi iyi bilen yaşlı, yansız, yerel bilirkişiler aracılığıyla iskan kayıtları komşu parsel kayıtlarıyla birlikte yerine uygulanmalı, bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, yapılan uygulama ve inceleme uzman bilirkişi tarafından düzenlenecek birleşik haritaya yansıtılarak keşfi izleme olanağı sağlanmalı, bu biçimde yapılacak bir inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden hazineye kaldığı ve bu nedenle davalı tarafa iskan yoluyla dağıtıldığı sonucuna varılırsa davacıların zilyetliğinin yararlarına bir hak doğurmayacağı düşünülerek davanın reddine, aksi takdirde yani taşınmazın kaçak ve yitik kişi yeri olmadığı veya E. ailesine iskan yoluyla verildiği ve onlar tarafından davacı tarafa satıldığı sonucuna varılırsa o takdirde 14.5.1984 gün ve 1983/10, 1984/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca davanın kabulüne karar verilmelidir.
Sonuç: Davalılar ile davalı Hazine'nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile açıklanan nedenlerden ötürü hükmün, BOZULMASINA 14.04.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy