(2981 S. K. m. 10) (3402 S. K. m. 13) (743 S. K. m. 639)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Nesibe (Zeynep mirasçısı) tarafından süresi içinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: 2981 sayılı Yasa gereğince yeniden yapılan kadastro çalışmaları sırasında 179 ada, 20 parsel sayılı, 126 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ile haricen satış ve ifraz nedenleriyle davacı Esma ve davalılar Zeliha ve Zeynep adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Esma taşınmazın tamamı için kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve satın almaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı Esma adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Nesibe (Zeynep mirasçısı) tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki çekişme 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasanın 10/b maddesi uygulamasından önceki tapuda paydaş olan kişiler arasında 3402 sayılı Kadastro yasasının 13/B-C ve Medeni Yasanın 639/2. maddesinin uygulama olanağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Çekişmeli 179 ada, 20 nolu parselin de içinde bulunduğu Serik Merkez Mahallesi'nde bulunan taşınmazın ilk defa kadastro tespiti 1956 yılında kesinleşmiş ve davacı ile davalının miras bırakanı Zeynep ve daha bir çok kişiler adına paylı olarak tescil edilmiştir. Daha sonra özel parselasyona tabi tutularak bir çok kişiye pay satışı suretiyle temlik edilmiştir. Son olarakda 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasanın 10/b maddesi uygulaması yapılmıştır. Sözü edilen yasa maddesinde "üzerine imar mevzuatına aykırı olarak toplu binalar inşa edilmiş, paylı veya özel parselasyona dayalı arsa veya arazilerde kişilerin pay miktarları ve fiili kullanma durumları dikkate alınarar yapılacak uygulama yöntemi ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. bu düzenlemeye göre ancak tapuda paydaş olan kimseler adına " pay oranlarını ve fiili kullanma durumları" dikkate alınarak tespit yapılacak ve tapu dışı yolla devralan kişi yararına herhangi bir tespit yapılamayacaktır. tespitlerde 3402 sayılı Kadastro Yasasının usule ilişkin kuralları da gözönünde bulundurulacaktır.
Somut olayda, taşınmazda 13/126 payda davalıların miras bırakanı Zeynep adına kayıtlıdır. Zeynep'in 1943 yılında öldüğü dosyadaki mirasçılık belgesinde anlaşıldığı gibi, taşınmaza Zeynep mirasçılarının hiç zilyet olmadıkları, tamamının Esma tarafından 1956 yılında tespitin yapıldığı 1987 yılına kadar kullanıldığı anlaşılmaktadır. Şu hale göre, Zeynep adına olan pay tapu kaydı 3402 sayılı Kadastro Yasasının 13/B-C ve Medeni Yasanın 639/2. maddesi gereğince taşınmaza zilyet olan diğer paydaş davacı Esma yararına yasal değerini yitirmiş olduğu gözönünde bulundurularak hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Davalı Zeynep mirasçısı Nesime'nin temyiz itirazları yerinde değildir. Açıklanan nedenlerden ötürü hükmün ONANMASINA ve 41.000.- TL. kalan onama harcın temyiz edenden alınmasına, 19.10.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy