(3402 S. K. m. 13) (743 S. K. m. 634) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26) (1512 S. K. m. 60) (766 S. K. m. 32)
Dava: Tarafların arasındaki tespite itiraz davası ürezine yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalılardan Mehmet tarafından süresi içinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında; 116 ada, 2 parsel sayılı, 67.200 metrekare yözölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan sözedilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesine davacı Hacı Veli tarafından davalılar Mehmet ve Gülistan aleyhine açılmış olan dava kadastro mahkemesine devir edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli 116 ada, 2 sayılı parselin davacı Hacı Veli adına tesciline, davalıların elatmanın önlenmesine karar verilmiş; hüküm, davalılardan Mehmet tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın kadastro tespitinden önce 4753 sayılı Yasaya göre tesis edilen 3.3.1956 tarih, 181 numaralı tapu kaydına dayanarak Mehmet ve Gülistan aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı elatmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır Dava konusu tapuda kayıtlı 2 numaralı parselin 24.9.1973 tarihli harici satış senediyle bir bölümü Mehmet, bir bölümü de senet düzenlenmeden aynı yılda davalı Gülistan'ın kocası Ramazan'a haricen satıldığı ve zilyetliklerinin satış tarihinden davalılara teslim edildiği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi, taraflar arasında bu konularda bir uyuşmazlık ta bulunmamaktadır. Böylece taraflar arasındaki uyuşmazlık tapulu taşınmaz hakkında yapılan harici satışın geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece kadastro tespitinden önce Asliye Hukuk Mahkemesine açılan elatmanın önlenmesi davası sebebiyle harici satışın bozulduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: Kural olarak, tapulu taşınmazların harici satışı geçersizdir Medeni Yasanın 634, Borçlar Yasasının 213. maddeleri ve Noterlik Yasası). Ancak tasfiye yasaları niteliğini taşıyan ve yürürlükten kaldırılan 766 Tapulama Yasasının 32/C ve sonradan yürürlüğü konulan 3402 sayılı Kadastro Yasasının 13/B-b maddelerindeki koşulların gerçekleşmesi halinde harici satışın geçerlilik kazanacağı öngörülmüştür. Asliye Hukuk Mahkemesine 28.5.1987 tarihinde tapu kaydına dayanılarak elatmanın önlenmesi davası açılmıştır. Kadastro tespiti 23.11.1990 tarihinde yapılmıştır. Böylece harici satışın yapıldığı tarih ile Asliye Hukuk Mahkemesine de tapu kaydına dayanılarak açılan elatmanın önlenmesi davasının tarihine kadar 10 yıllık süre geçmiş bulunmaktadır. Davalılar harici satışın yapıldığı tarihten elatmanın önlenmesi davasının açıldığı 28.5.1987 gününe yada tespit tarihine kadar malik sıfatıyla aralıksız ve çekişmesiz zilyet bulundukları ve böylece 3402 sayılı Kadastro Yasasının 13/B-b maddelerindeki koşulların davalılar yararına gerçekleştiği ve davacının dayandığı tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği anlaşılmaktadır.(Hukuk Genel Kurulu'nun 8.12.1993 gün ve 1993/7-563-794 sayılı kararı) O halde yasa gereği geçerlilik kazanan harici satış sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmesi isabetsizdir. Ne varki, hüküm davalılardan Mehmet tarafından temyiz edilmiş bulunduğu nazara alınarak 21.9.1993 tarihli uzman bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen ve Mehmet tarafından harici senetle satın alınan 40.000 metrekarelik bölüme yönelik temyiz itirazlarının kabulüne ve yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerden ötürü Mehmet yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene verilmesine, 14.06.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy