(3402 S. K. m. 13/B-b-c, 21) (743 S. K. m. 639) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı C. ve bir kısım paydaşları tarafından süresi içinde duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de, dava konusu taşınmazın Yargıtay duruşması için gerekli gazete ilan masrafı ödenmediğinden duruşma isteminin masraf yönünden reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında; 2620, 2621, 2622, 2623, 2625 ve 2626 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle C. ve paydaşları adlarına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde Bekir ve arkadaşları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu 2620 parselin Osman, 2621 parselin Bekir, 2622 parselin Halil, 2623 parselin Mustafa, 2625 parselin Hurşit, 2626 parselin Nuri adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı C. ve bir kısım paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tespite esas alınan ve davalıların tutunduğu tapu kayıtlarının çekişmeli parsellere uymadığı, uysa bile yasal değerini yitirdiği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davalıların tutunduğu Kanuni evvel 1324 tarih, 25 ve 45 sıra nolu tapu kayıtları çekişmeli 2620, 2621, 2622, 2623, 2626 nolu parsellerle birlikte dava dışı 2619, 2624, 2627 nolu parsellere de uygulanmış ve bu parsellerde dava konusu olduğu halde biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği göz önünde bulundurularak davaların birleştirilmesi yoluna gidilmediği gibi davalılar tarafından ibraz edilen 1977 ve 1985, 1989 tarihli bir kısım davalıların imzalarını taşıyan ibranameler karşısında tapunun hangi nedenle değerini yitirdiği tartışılmamıştır. Bundan başka çekişmeli parsele uygulanan Kanuni evvel 1324 tarih, 45 nolu tapu kaydının yerel tapu idaresinden çıkartılan örneğinde davalıların miras bırakanları, Genel Müdürlükten gelen örnekte ise Maliye Hazinesi adına kayıtlı olmasının nedenleri araştırılmamış, Kanuni evvel 1324 tarih, 30 nolu diğer tapu kaydındaki mevki ve sınır değişikliği üzerinde de durulmamıştır.
Şu hale göre, aynı tapu kaydının uygulanması sureti ile kadastro tespitleri yapılan 2619, 2624, 2627 nolu parsellerde mahkemenin başka dosyalarında davalı ise, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği göz önünde bulundurularak öncelikle HYUY. nın 45. maddesi gereğince dava dosyaları birleştirilmeli, bundan sonra davalıların tutunduğu ve tespite esas alınan Kanuni evvel 1324 tarih, 30 ve 45 sıra nolu tapu kayıtları ilk oluşturuldukları günden itibaren tüm gittikleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Yerel Tapu İdaresinden getirtilmeli, gerektiğinde kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak mevki ve sınır değişikliğinin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığı konularında rapor alınmalı, bundan sonra çevreyi iyi bilen yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler huzuruyla ve uzman bilirkişi aracılığıyla önceden dinlenen bilirkişi ve tanıklar da hazır edilmek suretiyle keşif yapılarak davalıların tutunduğu tapu kayıtları yerine uygulanmalı, kaydın batı sınırının Belen Deresi okuması ve adı geçen Dere'nin de çekişmeli parsellerin batı sınırını oluşturması nedeniyle çekişmeli parsellerin hangi nedenle kayıt kapsamı dışında kaldığı tartışılmalı, bilirkişi ve tanıklardan kayıttaki her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, davalıların tutundukları 1977, 1985, 1989 tarihli ibranamelerden dolayı kaydın yasal değerini yitirip yitirmediği tartışılmalı, bundan sonra toplanacak delillerin tümü birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davalılar C. ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere geri verilmesine, 19.09.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy