(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, davanın reddine ilişkin Kargı Kadastro Mahkemesinden verilen 10.5.1994 gün ve 44/17 sayılı hükmün duruşma yapılması isteği ile Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. İşin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.11.1994 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili karşı taraftan davalı Hazine vekili geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Karar: Kadastro sırasında 181 ada 1 parsel sayılı 2837.50 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz daha önce taraflar arasında dava konusu olduğu ve mülk edinme koşullarının zilyet olan kişiler yararına oluşmadığından söz edilip Hazine adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde Cemile ... ve arkadaşları miras yoluyla geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar Cemile ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın kesin hükme konu ve öncesi çay yatağı olan bir yer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1959/152 ve 1961/32 sayılı kesinleşen ilamlarının taşınmaza aidiyeti taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi, bu yön mahkemenin de kabulündedir. Tarıma elverişli olması koşuluyla metruk çay, dere, ırmak yataklarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisabı mümkündür. Zilyetlik süresinin dolmaması ve koşullarının oluşmaması nedeniyle tescil davasının reddedilmiş olması durumunda, Hazine adına tapuya bağlanmadığı sürece red kararının kesinleştiği tarihten itibaren taşınmaz üzerinde zilyed yararına yeni bir zamanaşımı süresinin başlayıp yürüyeceğinde duraksamamak gerekir. 1954 yılına kadar ırmak yatağı olan taşınmazın bu tarihten sonra tarıma elverişli metruk çay yatağı haline geldiği uzman ziraat ve jeoloji mühendisi raporlarıyla saptanmıştır. Bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar davacının taşınmaz üzerinde tespit gününden geriye doğru 35-40 yılı aşkın zamandan beri zilyet olduğunu haber vermişlerdir. Bu durumda tespit tarihi itibariyle davacı yararına irsen intikale ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı iktisap koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan bu yönlere ilişen temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dosyaya getirtilen Kargı Kadastro Mahkemesinin 1992/44 Esas sayılı dava dosyası içerisinde Hazine adına tescil ilamına dayalı olarak oluşturulan bir tapu kaydı bulunduğuna göre Hazineden söz konusu tapu kaydına dayanıp dayanmadıkları açıkça sorulmalı, kayda dayandıklarını bildirdikleri takdirde bilirkişi aracılığı ile kayıt ve haritası gereği gibi yerine uygulanarak hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken bu yönün gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Davacılar Cemile ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için takdir edilen 250.000 lira avukatlık ücretinin davalı Hazineden alınarak duruşmada vekil ile temsil edilen davacılar verilmesine 60.000. TL. peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy