(3402 S. K. m. 14, 16)
Dava: Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Köy Tüzel Kişiliği ile katılan Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 115 ada 175 parsel sayılı 786.20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 1953/327 tahrir nolu vergi kaydı, ifraz ve haricen satış ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı İ. ... adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Köy Tüzel Kişiliği mahkeme ilamına ve mer'alık iddiasına dayanarak dava açmıştır. Aynı iddia ile Hazine katılmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin davalı İ. ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Köy Tüzel Kişiliği ile katılan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın öncesinin yayla yeri olduğu kabul edildiği, ancak vergiye kaydedildiği 1953 yılından tesbit tarihine kadar davalı tarafından kullanılması nedeniyle davalı yararına 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşulları oluştuğundan söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, taşınmazın öncesi bilinmeyen bir zamandan beri yayla olarak kullanıldığı, mahkemenin kabulü ve toplanan delillerle kanıtlandığı gibi askeri haritada da Bastak Yaylası olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Gökçeören Köyü ile Bastak Köyü Tüzel Kişiliği arasında önceden görülen dava sonucu Şabanözü Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.1.1946 gün ve 32/8 sayılı kararı ile Bastak (yaylakent) köyülülerinin Gökçeören Köyü Yaylasına elatmalarının önlenmesine dair verilen karar kesinleşmiştir. Biran için çekişmeli taşınmazların kesinleşen karar kapsamı dışında kaldığının kabul edilmesi halinde bile sözü edilen kararda güney yönde kalan taşınmazın dahi yayla olduğuna değinilmiş olması temyize konu iş bu dava için güçlü delil oluşturmaktadır.
3402 sayılı Kadastro Yasasının 16. maddesi gereğince mer'a ve yayla yerleri kamu malı niteliğinde olması nedeniyle zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın zilyedine kazanma olanağı vermez. Hal böyle olunca davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın yayla yeri olarak sınırlandırılıp özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davacı Gökçeören Köyü Tüzel Kişiliği ile katılan Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 18.10.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy