(3402 S. K. m 18) (1086 S. K. m. 45) ( 4785 S. K. m. 1, 2)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 616 parsel sayılı 7000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davacı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davalı Ahmet ...ın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanan itirazı tapulama komisyonu tarafından kabul edilmiştir. Davacı Hazine tesbite esas alınan vergi kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine çekişmeli parselin davalı Ahmet Ceylan adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına değer verilemeyeceği davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşulları oluştuğundan söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Çekişmeli 616 nolu parsel ile dava dışı 613, 614, 615 nolu parseller bir bütün halinde Hazine adına kayıtlı 701 tahrir nolu vergi kaydı kapsamında kalması nedeniyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Vergi kaydının dayanağı belgeler getirtilerek Hazine adına kayıt edilme nedeni araştırılmadığı gibi komşu 617 nolu parsele uygulanan tapu kaydı metruke sınırlı olması nedeniyle taşınmazın mübadil Rum bölgesi olduğu göz önünde bulundurularak bu konuda herhangi bir araştırma da yapılmamış ve öncesi bir bütün olan taşınmazların biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyeceği düşünülerek 613, 614, 615 nolu parsellere ait dava dosyaları varsa birleştirilmesi gerektiği nazara alınmamıştır.
Şu hale göre çekişmeli taşınmazdan ayrılan 613, 614, 615 nolu parsellerde dava konusu olduğunun anlaşılması halinde biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyeceği göz önünde bulundurularak HYUY.nun 45. maddesi gereğince dava dosyaları birleştirilmeli, komşu 611, 612, 135, 620, 621, 617 nolu parsellerin tutanak örnekleri ile dayanağı kayıt ve belgeler ilk oluşturuldukları günden itibaren tüm gittileri ile birlikte getirtilmeli, 701 tahrir nolu vergi kaydının Hazine adına yazılma nedeni ve bununla ilgili belgeler Özel İdare Müdürlüğünden getirtilmeli, orman sınırlandırılması yapılmayan ve sınırlandırmanın ilk olarak yapıldığı yerlerdeki orman niteliği 3116, 4785, 5608 sayılı yasa hükümlerine göre belirleneceğinden 3116 sayılı yasa ile sadece devlet ormanları sınırlandırılmış 13.7.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 2.maddesinde sayılan ayrıcalıklar dışında 1.maddesi ile ormanlar devletleştirilmiş ve sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile devletleştirilen ormanlardan bazıları iadeye tabi tutulmuş olduğundan mahkemece eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları varsa amenajman planı ile orman sınırlandırma haritası ve tutanakları ilgili yerlerden getirtilmeli, bundan sonra serbest orman mühendisi aracılığı ile yerine uygulanarak taşınmazın öncesinin bu belgelerde nasıl nitelendirildiği, 3116, 4785, 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı, öncesi orman olan yerlerin orman örtüsü tahrip edilmiş olsa bile orman niteliği değişmeyeceğinden zilyetlikle kazanılamayacağı göz önünde tutulmalıdır.
Taşınmazın orman ve orman toprağı olmadığı sonucuna varıldığı takdirde bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı ayrıntıları ile maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, komşu taşınmaz kayıtlarının çekişmeli parsel yönünü kime ait taşınmazı sınır okuduğu incelenmeli böylece tanık ve bilirkişi sözleri denetlenmeli, taşınmazın mübadil Rumlardan kaldığının kanıtlanması halinde 3402 sayılı Yasanın 18.maddesi gereğince zilyetlikle kazanılamayacağı göz önünde bulundurulmalı, yapılan uygulama uzman bilirkişi tarafından düzenlenecek birleşik haritaya yansıtılarak keşfi izleme olanağı sağlanmalı, ondan sonra delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davacı Hazinenin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 19.12.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy