(3402 S. K. m. 36) (1086 S.K. m. 163)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 155 ada 45 parsel sayılı 39223 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 28 nolu toprak komisyonu tarafından Mehmet adına tahsis edilmiş ise de Valilikçe dağıtımın iptal edilmesi nedeniyle ve 4753 Sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacılar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davcı tarafından temyiz edilmiştir.
Bir davadaki yargılama giderlerinin ödenmemesi halinde yapılması gereken işlemin neden ibaret olduğu 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 36. maddesi ve ayrıca H.Y.U.Y.nın 163. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre mahkemece verilecek kesin önelle ilgili ara kararında yapılması gereken işlemler ve zorunlu giderlerin karşılığı para miktarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu giderlerin mahkeme veznesine yatırılması için uygun bir süre verilmesi ve kesin önel gereği yerine getirilmediği takdirde sonucunun hatırlatılması gerekir. Davacı adına çıkarılacak muhtırada mahkeme heyetinin 492 Sayılı harçlar Yasasına göre belirlenecek yollukları, bilirkişi ve tanıklar ile taşıt ücretinin ve keza tanık ve bilirkişilere keşif gününü bildiren davetiye tebliğ giderlerinin keşif günü ve saatinin gösterilmesi, ayrıca keşif yapma olanağının da doğmuş olması gerekmektedir. Kural olarak taşınmaz malla ilgili davalarda iddianın ileri sürülüş biçimine göre dayanılan kayıtlarla birlikte komşu taşınmaz tutanakları ile dayanağı kayıt ve belgelerin keşfen yerine uygulanması, tanık ve bilirkişilerin de taşınmaz başında dinlenilmesi gerekir. Temin edilmeyen yerel bilirkişiler ve listesi alınmayan tanıklar için ücret tayininin bir anlamı olmadığı gibi celp edilmeyen belgeler nedeniyle verilen kesin önel gereği yerine getirilse dahi amaca uygun neticeye götürecek bir keşif yapma olanağı mevcut olmayacaksa Kadastro Yasasının 36. ve H.Y.U.Y.nın 163. maddelerinin uygulanması düşünülemez.
Somut olayda keşif gideri keşif gününden 10 gün önce yatırılmış ise de verilen süre içinde yatırılmadığı için kesin önel nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kesin önele dair ara kararında davacının listesini verdiği tanıklar için davetiye gideri ve ücret belirtilmemiştir. Keşfe gidilse dahi hüküm kurmaya yeterli bir keşif yapılamayacağından ve keşif günü davacı vekilinin verdiği mazeret dilekçesi dahi kabul edildiği halde davanın reddi yoluna gidilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 17.02.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy