(3402 S. K. m. 18, 46) (2981 S. K. m. 9, 10/b) (766 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece çekişmeli taşınmazın mübadil Rumlardan kalan eski ev ve arsası olduğu daha sonra iskan yoluyla bitişik 123 nolu parselle birlikte bir bütün halinde davalının miras bırakanı Hayrettin ... ve arkadaşlarına verildiği, paylaşım sonucu davalıya düştüğü, ancak tahsis işleminin tamamlanmadığı gerekçe gösterilerek 3402 Sayılı Yasanın 46/2 maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli değildir. Çekişmeli taşınmaz 267 tahrir nolu vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve 2981 Sayılı Yasanın 9.maddesinden bahsedilmek suretiyle 1985 yılında davalı adına tespit edilmiştir. Komşu parsellerin tespitleri ise 1987 yılında yapılmıştır. Hazine taşınmazın Maliye Hazinesi adına vergide kayıtlı olduğu bildirilerek 27.12.1985 tarihinde tutanağa itiraz etmiş daha sonra 4.6.1986 tarihinde taşınmazın mübadil Rumlardan Hazineye kalan yerlerden olduğu zilyetlikle kazanılamayacağı iddiası ile açılan dava üzerine tutanak aslı ve ekleri Kadastro Müdürlüğünce doğrudan mahkemeye gönderilmiştir.
Kadastro tutanağının tespit tarihinde yürürlükte olan 766 Sayılı Yasa hükümlerine göre genel kadastro nedeniyle mi yoksa 2981 Sayılı imar ve gecekondu mevzuatına aykırı yapılara ilişkin yasa hükümleri sonucumu düzenlendiği araştırılmamış, tutanağın hangi tarihte askı ilanına çıkarıldığı belirlenmemiştir.
O halde öncelikle dava konusu 18 nolu parsel ile 125 ve 123 nolu parsellerin işleminin kadastro tespitlerinin 2981 Sayılı Yasaya mı yoksa 766 Sayılı Kadastro Yasasının hükümlerine göre mi yapıldığı araştırılmalı 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılmışsa aynı yasanın 10/b maddesi gereğince askı ilanlarının yapılması gerekeceğinden ilanların hangi tarihler arasında belirlenerek itirazın süresinde yapılıp davanın süresinde açılıp açılmadığı düşünülmelidir. 766 Sayılı Yasa gereğince düzenlenmişse itiraz hakkında kadastro komisyonunun karar vermesi gerekeceğinden her iki halde de görev konusu düşünülmelidir.
Mahkemenin görevli olduğu sonucuna varılması halinde davacı Hayrettin ... 29.8.1984 tarihinde İzmir Valiliğine baş vurarak Maliye Hazinesine ait arsa üzerine ruhsatsız bina yapması nedeniyle 2981 sayılı Yasa hükümlerine göre kendisine tapu tahsis belgesi verilmesini istemiş ve yeminli özel teknik büro tarafından taşınmazın durumu tespit edilerek krokisi düzenlenmiş ve bu tarihten sonra kadastro tespiti yapılmıştır. Dava konusu parselin Hazineye ait olduğunu bildiren davalının bu başvurusunun kendisini bağlayıp bağlamayacağı tartışılmalı tespite esas alınan 267 nolu vergi kaydı arsa niteliği ile Hazine adına kayıt iken sonradan hangi nedenle Hayrettin oğlu Veli Elmas adına yazıldığı sorulmalı ve özel idare Müdürlüğünden bu konu ile ilgili dayanak evrakları istenip incelenmeli, davalının dayandığı ve iskan defteri sayfa 48 sıra 4de kayıtlı olan Hayrettin ... ve ailesine ait köy içinde ki bir adet haneye ait iskan kaydının kadastroca çekişmeli parsele bitişik 123 nolu parselin tespitine dayanak yapılarak davalı ve ortakları adına tespit edilip kesinleştiği ve iskan kaydının İstimat solu manol okuduğu anlaşıldığından, komşu 125 nolu parselin tespitine esas alınan Şubat 1935 tarih 11 nolu tapu kaydının dayanağı iskan kaydı ile 123 nolu parselin doğusunda bulunan parselin tespiti ile o parsele uygulanan iskan kaydı getirtilmeli, 125 nolu parselin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/5 esas sayılı dosyası ile davalı olduğu ve bu nedenle malikhanesi açık bırakılarak tespitinin yapılıp kadastro mahkemesine gönderildiği anlaşıldığından 125 nolu parsele ait dava dosyası getirtilip incelenerek bu davaya etkisi ne olacağı göz önünde bulundurulmalı, iskan kayıtlarında taşınmazların önceki sahibi mübadil Rumlardan isimleri yazılı olması nedeniyle davalının dayandığı iskan kaydı sınırında yazılı istimat ve manol taşınmazlarının iskan yoluyla dağıtılıp dağıtılmadığı, dağıtılmış ise kimlere verildiği araştırılarak iskan kayıtları getirtilmeli, bundan sonra yapılacak keşifte kayıtlar yerine uygulanarak kapsamları belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın mübadil Rumlardan kaldığı davalınında kabulünde olduğundan Hazine tarafından davalı tarafa satılmamış veya iskan yoluyla verilmemiş ise bu tür taşınmazların 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 18. maddesi gereğince kazandırıcı zilyetliği ile mülk edinilemeyeceği göz önünde tutulmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacı Hazinenin temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA 24.05.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy