(3402 S. K. m. 14, 46)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1450 parsel sayılı 2950 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz önce tapu kaydı ile Hazine adına sonra komisyon kararı ile bağış ve 3402 sayılı Yasanın 14 ve 46. maddesi gereğince davalı Ahmet ... adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Hazine tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 4753 sayılı Yasa hükümlerine göre Hazine adına oluşturulan tapu kaydı tarihine kadar davacı yararına 3402 sayılı Yasanın 14 ve 46/1 maddesindeki koşulları oluştuğundan söz edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. 1965 yılında toprak tevzi komisyonunca düzenlenen belirtmelik tutanağında dava dışı 1449 nolu parsele 986 ve 987 tahrir nolu vergi kayıtları uygulanmış, 986 nolu vergi kaydının doğu sınırı mera okuması nedeniyle kayıt miktarına değer verilerek çekişmeli 1450 nolu parselin meradan açıldığı sonucuna varılarak Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Komşu 1448 nolu parselin tesbitine esas alınan 985 nolu vergi kaydı da doğu sınırı merayı okumaktadır. Dava dışı 1449 nolu parselin tesbiti davacı adına kesinleşmiştir. 3402 sayılı Kadastro Yasasının 20. maddesi gereğince değişebilir sınırlı kayıt ve belgelerin kapsamları miktarına değer verilmek suretiyle belirlenmesi gerekir. Kamu malı niteliğindeki meralar zilyetlikle kazanılamaz. Davalının dayandığı vergi kaydı mera sınırlı olması nedeniyle çekişmeli 1450 nolu parselin öncesinin mera olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle çekişmeli parselin Hazine adına tapuya tescil edildiği tarihten önceki davalı zilyetliğine değer verilemeyeceği gibi tapuya tescil edilmesinden sonra da tapulu taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinilemeyeceğinden davalı zilyetliği Hukukça değer taşımaz. Hal böyle olunca davanın kabulüne ve çekişmeli parselin Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davacı Hazinenin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA 22.03.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy