(3402 S. K. m. 36) (1086 S. K. m. 163, 414)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar tarafından süresi içinde duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de dava konusu taşınmazın değeri duruşma yapılmasını gerektirecek miktarda olmadığından ve Yargıtay duruşması için gerekli tebligat masrafları ödenmediğinden duruşma isteminin masraf ve değer yönünden reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 223, 225 parsel sayılı 240.200, 427.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kayıt miktarı fazlası olarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunda reddedilen davacılar M. Hamurcu ve Z. Öztürk, tapu ve vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece, davanın 3402 sayılı Yasanın 36. maddesi uyarınca reddine ve dava konusu iki parselin tespit gibi davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacılara verilen kesin önel gereği yerine getirtilmediği ve keşif giderleri tam olarak yatırılmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddi yoluna gidilmiştir.
Bir davada yargılama giderlerinin tam olarak ödenmemesi ya da verilen önel gereğinin yerine getirilmemesi halinde yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğu 3402 sayılı Kadastro Yasasının 36 ve HYUY. nın 163 ve 414. maddelerinde belirtilmiştir. Yargılama usulünde biri Yasal diğeri hakim tarafından tanınan iki türlü önelin varlığı kabul edilmiş ve bu önellere uyulmaması durumunda doğacak hukuksal sonuçlar açıklanmıştır. Taraflara tanık listelerini vermeleri hatırlatılmadan ve yerel bilirkişiler belirlenmeden keşif yapılması amacıyla HYUY. nın 163. maddesi uyarınca ilgili tarafa kesin önele ilişkin 26.1.1995 günlü oturumda verilen ara kararında yapılması gereken işler arasında bilirkişi ve tanıkların keşif yerinde hazır bulundurulmasına karar vererek davetiye giderleri belirlenmediği, keşif aracının davacı tarafından temin edilmesi gibi bir zorunluluk bulunmadığı halde davacıya araç temini yükümlülüğünü getirdiği, araç ücretini saptamadığı anlaşılmaktadır. Oysa mahkemece, HYUY. nın 163. maddesi gereğince davacı tarafa verilen kesin önele ilişkin ara kararında yapılması gereken işlemlerin nelerden ibaret olduğu tam bir açıklıkla ve eksiksiz olarak belirtilmeli, taraflara tanık listelerini keşif günü belirlenmeden önce vermeleri hatırlatılmalı, yerel bilirkişiler saptanmalı, bilirkişi ve tanıkları keşif yerinde tarafların hazır bulundurmaları gibi yasal yükümlülüklerinin bulunmadığı düşünülmeli, tanınan önel işin yapılması için yeterli ve elverişli olmalı, keşif giderlerinin hakim ve mahkeme personeli yol tazminatını, taşıt giderlerini, tanık ve bilirkişi ücretlerinin bunlara çıkarılacak davetiye giderlerini, işin mahiyetine göre uzman bilirkişi giderlerini kapsayacak biçimde ayrıntılı olarak ve yeterli miktarda saptanmalı ve kesin önel gereğinin yerine getirilmemesi durumunda doğuracağı hukuksal sonuçlar açıklanmalıdır.
Somut olaydaki ara kararının açıklanan nitelikleri taşımadığı, bilirkişi ve tanıklar belirlenmeden keşif günü verilmesinin doğru olmadığı, bilirkişi ve tanıkların davetiye ile çağrılmaları için yeterli davetiye posta giderleri belirlenmediği, taşıt ücretinin saptanmadığı açıktır. Taşınmazla ilgili davalarda tapu ve vergi kayıtlarının keşfen uygulanması zorunlu olduğu gibi tanık ve bilirkişilerin de taşınmaz başında dinlenmeleri zorunludur. O halde, yasaya uygun biçimde verilmiş bağlayıcı bir kesin önelin varlığını kabul etme olanağı yoktur. Açıklanan şekilde işlem yapılmadan böyle bir ara kararına dayanılarak 3402 sayılı Kadastro Yasasının 36. maddesinde öngörülen kesin önelin gereğinin yerine getirilmediğinden söz edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Kaldı ki, kabule göre de davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti bakımından tapulama komisyonu kararının hangi tarihte davacılara tebliğ edildiğinin araştırılmamış olması da doğru değildir.
Sonuç: Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere geri verilmesine 30.05.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy