(1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalılardan Ayşe Güner ile Hasan, Mithat ve Bekir Ozan tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 141 ada 130, 131, 141, 151, 152, 153 parsel sayılı 4224, 4204, 4925, 8654, 8139, 8134 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar miras ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Fatma Karaman taşınmazlarda babası Bekir'den gelen payı olduğuna dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin muris Bekir Ozan mirasçıları davacı ve davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Ayşe Güner ile Hasan, Mithat ve Bekir Ozan tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalıların babaları İsmail tarafından davacının taşınmazdaki miras payını satın aldığını kanıtlayamadıkları gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava, miras payına yönelik bulunmaktadır. Taşınmazların ortak miras bırakanı 1328 tarihinde ölen Bekir'den kaldığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık, davacının taşınmazdaki babasından gelen miras payını kardeşi olan davalıların babası M. Ali Özen'e satıp satmadığı noktasında toplanmaktadır. İki ayrı zamanda yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler taşınmazların Bekir'den kaldığını, davacı ile kardeşi M. Ali'nin birlikte kullandıklarını bildirmekle beraber Fatma'nın payını M. Ali'ye satıp satmadıkları konusunda açıklamada bulunmamıştır. Senet tanıklarından Mustafa Alp yaşlı olması nedeniyle senetteki imzanın kendisine ait olup olmadığını bilmediğini, tanık Şükrü Işıktaş senetteki imzanın kendisine ait olmadığını bildirmiş diğer senet tanığı ile senedi tasdik eden muhtar ve ihtiyar heyetinin ise bilgilerine başvurulmamış senetteki parmak izinin Fatma'ya ait olup olmadığı mirasçılarından sorulup açıklığa kavuşturulmamıştır. Öte yandan aynı günde Dairemizde incelemesi yapılan ve tarafları aynı olan Saraykent Kadastro Mahkemesinin 1994/21 sayılı dosyasında davacı Fatma Karaman tarafından 101, 102, 131, 161, 162, 163 nolu parsellere yönelik açılan davada aynı iddia ve istekleri ileri sürdüğü halde mahkemece davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Bu durumda dava dosyalarının birleştirilerek yürütülmesi gerekirken bu yönde dikkate alınmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde öncelikle usulün 45. maddesi uyarınca davalar birleştirilerek görülmeli, 10.2.1952 tarihli senet aslı ibraz ettirilerek ve okunarak Fatma mirasçılarından senetteki parmak izinin anneleri Fatma'ya ait olup olmadığı sorulmalı, senedi imza eden köy muhtarı ile mühür kullanan üyelerin kimler olduğu belirlenerek hayatta iseler senetteki parmak izinin Fatma'ya, imzaların tanıklara ait olup olmadığı ve huzurlarında atılıp atılmadığı konularında, tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, senedin geçersiz olduğu sonucuna varıldığında tapusuz olan taşınmazların satışının tanık dahil her türlü delillerle kanıtlanabileceği göz önünde bulundurularak davalılardan bu yolda tanık göstermeleri istenip taşınmazların başında dinlenmeli, bu arada senedin taşınmazlara ait olup olmadığı saptanmalı, tanık sözlerinin tutanak içeriğine aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, taşınmazlarda davalılar ve babalarının uzun süre zilyet bulunmaları halinde bu duruma davacının sessiz kalmasının ve çekişme yaratmamasının nedenleri üzerinde durulmalı ve böylece toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davalılar Ayşe Güner, Hasan, Mithat ve Bekir Ozan'ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 12.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy