(3402 S. K. m. 15)
Dava: Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin verilen hüküm davacılardan M. ve F. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş ise de, dava konusu taşınmazın değeri duruşma yapılmasını gerektirecek miktarda olmadığından ve Yargıtay duruşması için gerekli tebligat masrafları ödenmediğinden, duruşma isteminin masraf ve değer yönünden reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle; Ç. Mehmet'in terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı soruşturulmalı, davalı tarafın paylaşımın varlığını, tarihini, paylaşıma tüm mirasçıların katılıp katılmadığını, paylaşım sonucu mirasçılara verilen taşınır ve taşınmaz mallarla bunların akıbetlerini kanıtlamak için imkan tanınmalı, yapılacak araştırma sonucunda paylaşımın varlığı sabit olduğu takdirde taşınmazın Mehmet mirasçıları adına, aksi takdirde Ç. Mehmet mirasçıları adlarına payları oranında tesciline karar verilmelidir, gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davacılardan Çetin'in davasının kabulüne, M. ve F.'nin isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılardan M. ve F. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazın Mehmet'e ait olmadığı, bu nedenle taşınmazda F.'nin miras payının bulunmadığı anlaşıldığından, davacı F.'nin temyiz isteminin reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA.
2- Davacı M.'nın temyiz itirazlarına gelince: Çekişmeli taşınmazın 1330 yılında ölen Ç. oğlu Mehmet'ten kaldığı, mirasçılar arasında geçerli paylaşım yapılmadığı, toplanıp değerlendirilen delillerden anlaşıldığı gibi, davacı Çetin dışındaki taraf vekilleri ile davacı M. tarafından düzenlenen 21.2.1992 günlü tutanak ile sabittir. Mahkemece, paylaşım yapılmadığı ve F. mirasının iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre kızı G.'e intikal ettiği, bu nedenle G.'ün 30.10.1978 günlü senetle M.'ya yaptığı satışın geçersiz olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Ne var ki taşınmazın maliki Ç. oğlu Mehmet 1337 yılında ölmüş ve ölüm tarihine göre terekesi müşterek mülk hükümlerine göre çocukları S., Ayşe ve F. ile karısı Ü.'ye intikal etmiştir. Ü.'de 1339 yılında ölmüş ve terekesi yine müşterek mülk hükümlerine göre intikal etmiştir. G.'e, anası F. yolu ile intikal eden 1/3 pay müşterek mülk hükümlerine tabidir. Daha sonra Ç. oğlu Mehmet kızı Ayşe 1957 yılında çocuksuz olarak ölmüş, onun 1/3 payı kardeşi S.'ın çocukları ile kardeşi F., kızı G.'e iştirak halinde intikal etmiştir. Bu nedenle G.'ün kendisine annesi F. yolu ile intikal eden 1/3 müşterek mülk miras payını tek başına M.'ya satmış olması yasaya uygundur. Hal böyle olunca taşınmazın 1/3 payının M., 1/3 payının S. mirasçıları ve 1/3 payının da 1957 yılında ölen Ç. oğlu Mehmet kızı Ayşe mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu gibi hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davacı M.'nın temyiz itirazlarının kabulü ile açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 18.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy