(3402 S. K. m. 25, 26, 27) (1086 S. K. m. 7, 27)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ilişkin verilen hükmün davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1552 parsel sayılı 10.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunda reddedilen Mustafa, vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, tespite itiraz etmeyen Hazine ise zilyetlik şartlarının oluşmadığı iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece, Mustafa davasının ispat edilemediğinden reddine, Hazine davasının görev yönünden reddine ve dava konusu parselin davalı Ahmet adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, temyize itiraz etmeyen Hazine yönünden tutanağın kesinleştiği gerekçesiyle Hazine'nin açmış olduğu davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. İtirazı kadastro komisyonunda reddedilen davacı Mustafa tespit malikine husumet yönelterek yasal süre içerisinde dava açtığına göre tutanağın kesinleştiğinden söz edilemez. Tespite itiraz etmeyen kimse tarafından bağımsız olarak açılan davanın, itirazı komisyonca reddedilen bir başkası tarafından süresinde açılan davaya katılma isteği olarak kabul edilmesi gerektiği Yüksek Yargıtay'ın süreklilik kazanan karar ve uygulamaları ile benimsenmiştir. Hazine tarafından açılan davanın itirazı reddedilen kişi tarafından açılan davadan önceki bir tarihte açılmış olması sonuca etkili değildir. Hal böyle olunca Hazineden iddia ve istekleri sorulup göstereceği deliller toplandıktan sonra işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı (katılan) Hazine'nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (BOZULMASINA), 18.03.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy