(6831 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 163, 414) (3402 S. K. m. 36)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Zeyneb ... tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 263 ada 2, 262 ada 1, 260 ada 5 parsel sayılı 508, 1841, 2393 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle Hazine tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı miras ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın keşif avansının verilen süre içerisinde yatırılmadığından reddine ve dava konusu parsellerin davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Zeyneb ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen kesin önel gereği keşif giderlerinin mahkeme veznesine depo edilmediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Keşfe ilişkin 27.4.1995 günlü ara kararında ve davacıya çıkartılan muhtırada kesin önelden bahsedilmediği gibi hakim, katip, bilirkişi gibi görevlilere ödenecek keşif ücreti ile taşıt ücreti belirtilmemiş, ayrıca taşınmaz 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olmasına karşın orman sınırlaması ile ilgili belgelerde getirilmemiş ve uzman orman bilirkişi dahi belirlenmemiştir. Bu durumda keşif yapma olanağının varlığından söz edilemez. HYUY.nın 163 ve 3402 sayılı Kadastro Yasasının 36. maddesine uygun biçimde verilmiş bağlayıcı nitelikte bir kesin önelin varlığını kabul etme olanağı yoktur. O halde mahkemece öncelikle dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi, 3402 sayılı Yasanın 36/1 maddesi ile HYUY.nın 163. ve 414 maddeleri uyarınca verilen keşif kararında yapılması gereken işlerin nelerden ibaret olduğu tam bir açıklıkla belirtilmesi, tanınan önelin yeterli ve elverişli olması keşif giderlerinin (hakim ve mahkeme personelinin yol tazminatını, taşıt giderlerini, tanık ve bilirkişi ücretlerini ve bunlara çıkarılacak davetiye giderlerini kapsayacak biçimde) ayrıntılı olarak ve yeterli miktarda saptandıktan sonra mahkeme veznesine depo edilmesi için davacıya uygun bir önel verilmeli ve önelin yerine getirilmemesi halinde doğuracağı sonuçlar ihlas edilmelidir.
Açıklanan şekilde işlem yapılmadan kesin önel gereği yerine getirilmediğinden söz edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 12.03.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy