(3402 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar ve katılanlar tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Tarafların ayrı ayrı dayanmış oldukları tapu kayıtlarından davalı taraf tapusunun 14 nolu parseli davacıların dayandıkları kayıtların ise dava konusu 14 nolu parselle birlikte dava dışı 13, 15, 16, 17 ve 20 nolu parsellere aidiyeti yerinde yapılan keşif, uygulama ve bilirkişi sözleriyle saptandığı gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık hangi taraf tapusuna değer verileceği yönünde toplanmaktadır. Davalının dayandığı tapu kaydının dayanağı olan tescil ilamının tarafı olmadığından davacıları bağlaması düşünülemez. Muhittin Gök'ün dayanmış olduğu murisi Kazım Gök adına kayıtlı Ağustos 1974 tarih 9 nolu tapu kaydı Kanunisani 329 tarih 1 nolu kayıttan gelmektedir. Diğer davacıların dayandıkları kayıtlar ise idare meclisi kararlarıyla oluşturulmuştur. Hal böyle olunca mahkemenin davacıların dayandıkları tapu kaydının doğru temele dayanmadığı yolundaki görüşünde isabet yoktur. Diğer taraftan O. efendi adına kayıtlı iken Ağustos 1974 tarihinde A. Kazım Gök adına intikal gören 7,5/40 pay üzerinde intikal tarihine kadar davalının sürdürdüğü zilyetliğin hukuki değeri de yoktur. Nisan 1926 tarih 33 ve Mayıs 1926 tarih 22 nolu pay tapu kayıtlarının maliklerinden İmamoğlu Mehmet dışındakilerin ölüm tarihleri kesin olarak belirlenmemiş, tutanağın edinme yerinde sözü geçen ortaklığın giderilmesi ile ilgili dosya içerisindeki 21.12.1964 günlü taksim mukavelesi yerine uygulanmamış, davalının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi de kesin olarak saptanmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde Kanunisani 1329 tarih 1 nolu tapu kaydının intikalleri, Nisan 1926 tarih 33 ve Mayıs 1926 tarih 22 nolu tapuların ise geldi ve gittileri kayıtlı oldukları yer Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, tapuların aynı kökten gelip gelmediği yönünde Tapu Sicil Müdürlüğü nezdindeki kayıtlar üzerinde uzman bilirkişi aracılığı ile araştırma yaptırılmalı, gerektiğinde bu yön Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden sorulmalı, davacı taraf tapu kayıtlarında yazılı paylara göre noksan kalan 1,5/40 payın akıbeti araştırılmalı, önceden dinlenen bilirkişi ve tanıklarla tespit bilirkişileri huzurunda yerinde yeniden keşif yapılarak 21.12.1964 günlü taksim mukavelesi yerine uygulanıp taşınmazla ilgisi belirlenip kayıt malikleri arasında tapu dışı taksim yapılıp yapılmadığı üzerinde durulmalı, davalının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulmalı, davalının zilyetliğinin süresi ve niteliğine göre Nisan 1926 tarih 33 ve Mayıs 1926 tarih 22 nolu tapu kayıtlarının (kayıt maliklerinin ölüm tarihleri de göz önünde bulundurularak) hukuki değerini yitirip yitirmediği üzerinde durulmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacıların ve katılanların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 03.04.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy