(221 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Belediye tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle; Taraflar arasındaki ihtilaf müşterek sınır olan değirmen arkının geçtiği hattın belirlenmesine ilişkindir. Davacı tarafın elinde kayıt miktarından az davalı tarafın elinde ise kayıt miktarından fazla yer bulunmaktadır.
Davacı tarafın dayanak kaydın Nisan 1329 tarih 62/82 nolu sicilden gelmekte, davalı Belediyenin dayandığı kayıt istimlaken oluşmuştur.
Davalı Belediye'nin dayandığı kaydın istimlak evraklarıyla birlikte ilk oluştuğu günden itibaren getirtilmeli, Devlet Demir Yolları istimlak haritasından da istifade edilmek suretiyle taraflar arasındaki müşterek sınır değirmen arkı güzergahı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davacı Ömer Kar'ın davasının kabulüne, 18.12.1995 günlü krokideki 408 metrekarelik (B) bölümünün davacıya ait 4 parsele ilavesiyle 920 metrekare olarak, 3 nolu parselin 393 metrekare olarak davalı Belediye adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Belediye tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Davacıya ait tapu kayıtları tüm değişiklikleri getirtilmediği gibi revizyon gördüğü parseller bir bütün kabul edilerek onları dıştan çevreleyen taşınmazlara ait kayıt ve belgeler istenmemiş, davalı Belediyenin dayandığı tapu kaydı da değişiklikleriyle istenmemiş, getirtilen demiryolu kamulaştırma evrakından nasıl faydalanıldığı bilirkişi raporuna yansıtılmamış, bozma kararından önceki keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıklar taraf taşınmazları arasında ortak sınır olarak gösterdikleri değirmen hakkının 3, 4 nolu parseller arasında geçtiğini söyledikleri halde son keşifte 3 nolu parselin orta bölümünden geçtiğini bildirdikleri gözönünde bulundurularak bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmemiş, çekişmeli taşınmaz bölümünün davacıya ait tapu kaydının kapsamında kaldığının saptanması halinde 221 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmamıştır.
O halde davacıya ait Ağustos 1317 tarih 102 ve Nisan 1326 tarih 52 nolu tapu kayıtları ile davalı Belediye'ye ait Mayıs 1938 tarih 8 ve Nisan 1944 tarih 11 nolu tapu kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden istenmeli, davacı tarafın tapu kaydı 111 ada 1 ila 7, 14 ada 4, 5 ve 13 ada 1 nolu parsellere revizyon gördüğü bildirildiğinden bu parselleri bir arada gösterir pafta örneği Kadastro Müdürlüğünden getirtildikten sonra birbirinden ayrılan parseller bir bütün kabul edilerek onları dıştan çevreleyen taşınmazlara ait tutanak örnekleri ve dayanağı kayıt ve belgeler ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ile birlikte getirtilmeli, daha önceki keşiflerde dinlenen bilirkişi ve tanıklar hazır edilmek suretiyle yapılacak keşifte tarafların dayandıkları tapu kayıtları ilk sınırları ile birlikte yerine uygulanmak suretiyle kapsamları ayrı ayrı belirlenmeli tapu kayıtlarının oluştuğu tarihte değirmen arkı güzergahının neresi olduğu, hangi yönden gelip hangi yönde bulunan değirmene ulaştığı saptanmalı, bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki yöntemine uygun biçimde giderilmeli, Devlet Demir Yolları kamulaştırma haritasına eski değirmen arkının işaretlenip işaretlenmediği araştırılmalı, Devlet Demir Yolları haritasından nasıl yararlanıldığı uzman bilirkişi tarafından kroki üzerine yansıtılarak gösterilmeli, böylece yapılacak araştırma ve inceleme sonunda çekişmeli 3 nolu parselin tamamının davalı Belediye'ye ait tapu kaydı kapsamında kaldığının saptanması halinde davanın reddine karar verilmeli, aksi takdirde, yani 3 nolu parselin bir bölümünün davacı taraf tapusunun kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde davalı Belediye tarafından taşınmaz üzerine yaptırılan bina ve tesisler nedeniyle 221 sayılı Yasa koşullarının davalı Belediye yararına uygulanıp uygulanmayacağı tartışılıp değerlendirilmeli, bilirkişi ve tanıkların göstereceği sınır yerleri uzman bilirkişi tarafından düzenlenecek birleşik haritaya yansıtılarak keşfi izleme olanağı sağlanmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davalı Belediye'nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 11.04.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy