(3402 S. K. m. 13/B-c) (743 S. K. m. 639)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında 325, 326 parsel sayılı 10.750 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar öncesi Mehmet 20 yılı aşkın zilyet etmişse de terk ettiğinden davacı Hazine adına tespit edilmiştir. Davalının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanan itirazı, kadastro komisyonunda kabul edilmiştir. Hazine, komisyon kararının iptali için dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davaları birleştirilerek, görülen 325 ve 326 sayılı parsellerin Mehmet'in 20 yılı aşkın zamandan beri zilyetliğinde iken terk ettiğinden bahisle Hazine adına tespit edilmiştir. Kabul edilen itiraz üzerine kadastro komisyon kararı ile dava konusu parseller muteriz Mehmet oğlu Hanefi adına tespitine karar verilmiştir. Hazine komisyon kararının iptali isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Çekişmeli parsellerin batısında tespiti kesinleşen 353 sayılı büyük mer'a parseli bulunmaktadır. Kuzeydeki 323 ve 327 sayılı parseller hakkında açılan dava dosyaları getirtilip incelenmemiş ve işbu davaya etkisi olup olmadığı araştırılmamış, tespit tutanağında belirtilen zilyetliğin kert edildiğine ilişkin olgu üzerinde hiç durulmamış, zilyetlik tanıklarının beyanlarına baş vurulmamış komşu köyden dinlenen yerel bilirkişi sözlerine değer verilerek hüküm kurulmuştur.
Hal böyle olunca, 323 ve 327 sayılı parsellere ait dava dosyaları ile doğudaki yoldan sonra gelen 348, 349, 350, 100 ve 318 nolu parsellere ait kadastro tutanakları ile dayanağı kayıt ve belgelerle mer'a tahsisi yapılmış ise tahsis kararı ve krokisi getirtilmeli, sözü edilen parseller hakkındaki davalar ile bu parsellere uygulanan kayıt ve belgeler var ise davaya etkileri bulunup bulunmadığı tartışılıp değerlendirilmeli, çekişmeli parsellere bitişik mer'a parseli bulunduğundan komşu köylerden yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler ile tarafların komşu köylerden gösterecekleri tanıklar ile tutanak bilirkişileri ve komisyon incelemesi sırasında dinlenen kişiler hazır bulundurularak yapılacak keşifte 142 tahrir nolu vergi kaydı yöntemine uygun biçimde yerine uygulanmalı, vergi kaydında gösterilen sınırların arz üzerindeki yerleri birer birer belirlenerek uzman bilirkişi krokisine yansıtılmalı, böylece kaydın çekişmeli parseli kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, 353 sayılı parsel ile çekişmeli parsellerin öncesinin kadim mer'a ile birlikte kullanılıp kullanılmadığı, mer'a parseli ile çekişmeli parselleri birbirlerinden ayıran doğal sınırların bulunup bulunmadığı ve 353 sayılı mer'a parselinin devamı niteliğinde olup olmadığı, zilyetliği hangi tarihte kim tarafından başladığı, nasıl sürdürüldüğü, ekonomik amacına uygun bulunup bulunmadığı, ilk zilyedinin kim olduğu, zilyetliğin terk edilip edilmediği, terk edilmiş ise süresi, maddi olaylara dayalı olarak tanık ve
bilirkişilerden ayrıntıları ile sorulmalı, tanık ve bilirkişi beyanları arasında aykırılık çıktığı takdirde giderilmeli, 318, 350, 100, 353 ve 323 sayılı parselleri dıştan çevreleyen taşınmazlara ait kadastro tutanakları getirtilip dayanağı kayıtların bu parseller yönüne okuduğu araştırılıp tanık ve bilirkişi sözlerinin doğruluğu denetlenmeli, taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve komşu parsellerden ayırıcı nitelikleri yönünden ziraat mühendisinden teknik verilere dayalı rapor alınmalı, keşfi izlemeye elverişli biçimde uzman bilirkişiden çevre taşınmazları da gösterecek biçimde kroki alınmalı, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davacı Hazine'nin temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, 8.2.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy