(3402 S. K. m. 25) (1086 S. K. m. 7, 27)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin verilen hüküm davacı İbrahim mirasçıları ile davalılar Hazine ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafındn süresi içinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 85, 153 parsel sayılı 2300 ve 9150 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların asliye hukuk mahkemesinde dava konusu olduklarından bahisle, malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespitleri yapılmıştır. 150 parsel sayılı 2600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve satınalma nedeniyle Hatice ve Feride adlarına, 151 nolu parsel tapu kaydı nedeniyle Ali adına, 152 nolu parsel ise Sultan adına tespit edilmiş; 150, 151, 152 nolu parselere yaptığı itiraz kadastro komisyonunda reddedilen Sultan, tapu kaydına ve irsen intikale dayanarak, 150, 151, 152 nolu parseler hakkında dava açmış, İbrahim'in, Sultan ve arkadaşları aleyhine asliye hukuk mahkemesine açtığı davalar görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmış ve açılan tüm bu davalar birleştirilmiştir. Mahkemece davacı İbrahim mirasçılarının davasının reddine, Sultan'ın davasının kabulüne ve dava konusu parsellerin tapu kayıt malikleri Sultan ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı İbrahim mirasçıları ile davalılar Hazine ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillere yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazların tespitin ve davalıların dayanağı olan değişmez sınırlı tapu kaydı kapsamında ve fakat kamulaştırma haritasının kapsamı dışında kaldığının yerinde yapılan keşif, uygulama, bilirkişi sözleri ve teknik bilirkişinin raporlu krokisiyle saptanmış olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar Hazine ile Karayolları Genel Müdürlüğü'nün temyiz itirazları yerinde değildir. (REDDİNE).
2- Davacı İbrahim mirasçılarının temyiz itirazına gelince; dava dilekçesindeki açıklamalarla yargılama sırasında alınan beyanlara göre, davacı İbrahim ile tapu kayıt malik Selim karısı Hatice arasında, Ödemiş Noterliği'nce düzenlenen sözleşme, taşınmaza incir ağaçları dikilmesi ve yetiştirilmesi koşuluyla taşınmazın yarı mülkiyetinin davacı İbrahim'e, kalan yarısının ise kayıt malikine ait olacağına ilişkin bulunmaktadır. Bu haliyle yapılan sözleşme, yenilik doğurucu hüküm almaya gerektirir nitelikteki isteği içermektedir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 25 ve takip eden maddelerine göre, bu tür isteklerin incelenmesi kadastro mahkemesinin görevi dışındadır. Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olduğundan mahkemece yargılamanın tüm aşamalarda resen (kendiliğinden) gözetilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, bu yön nazara alınarak davacı İbrahim'in davası yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere işin esası hakkında kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı İbrahim mirasçılarının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (BOZULMASINA) ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 05.06.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy