(3402 S. K. m. 36) (1086 S. K. m. 163, 414)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılardan M. Öztürk tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle; Usul hükümlerine göre kesin önel iddiasını kanıtlamakla yükümlü olan davacılar İlyas ve M. Öztürk'e verilmesi gerekirken komisyonca adlarına tespit yapılan davalılara verilmiş olmasının isabetsizliği gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılardan M. Öztürk tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen önel içerisinde keşif giderlerinin mahkeme veznesine depo edilmediği gerekçe gösterilerek davanın reddine ve dava konusu 572 parsel sayılı taşınmazın 22.4.1987 tarihli komisyon kararında belirtildiği gibi davacılar ile davalılar adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir.
Bir davada yargılama giderlerinin ödenmemesi ya da verilen önel gereğinin yerine getirilmemesi halinde yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğu 3402 sayılı Kadastro Yasasının 36 ve HYUY. nın 163 ve 414 maddelerinde belirtilmiştir. Yargılama usulünde biri yasal diğeri hakim tarafından tanınan iki türlü önelin varlığı kabul edilmiş ve bu önellere uyulmaması durumunda doğacak hukuksal sonuçlar açıklanmıştır. Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra keşfin yapılması amacı ile HYUY. nın 163 maddesi gereğince ilgili tarafa 21.12.1995 günlü oturumda verilen kesin önele ilişkin ara kararında yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğu tam bir açıklıkla belirtilmediği gibi davacıların dayandığı 18.2.1970 tarihli gayrimenkul hibe ve bağış senedi başlığını taşıyan belgenin dava konusu taşınmaza uygulanması, belgede gösterilen tanıkların tarafların diğer tanıkları ile birlikte keşif yerinde dinlenilmesi hususunda tanık ve bilirkişi listeleri alınmadan keşif günü saptanmıştır. Mahkeme 1.11.1993 günlü oturumda keşfe karar verdiğine ve ara kararından rücu edilmediğine göre deliller toplanmadan keşif yapma olanağı ve yararı bulunmamaktadır. Ayrıca bağışa karşı çıkıldığından iddia ve savunmaya göre delillerin toplanması zorunludur. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde HYUY. nın 163. maddesi gereğince davacı tarafa verilen kesin önele ilişkin ara kararında yapılması gereken işlemlerin nelerden ibaret olduğu tam bir açıklıkla belirtilmeli, tanınan önel işin yapılması için yeterli ve elverişli olmalı, keşif giderleri, (hakim ve mahkeme personelinin yol tazminatını, taşıt giderlerini, tanık ve bilirkişi ücretleri ile bunlara çıkarılacak davetiye giderlerini, işin mahiyetine göre uzman bilirkişi giderlerini kapsayacak biçimde) ayrıntılı olarak ve yeterli miktarda saptanmalı ve kesin önel gereğinin yerine getirilmemesi durumunda doğuracağı sonuçlar bundan sonra açıklanmalıdır. Somut olaydaki ara kararın açıklanan niteliklerin bir kısmını taşımadığı, taraflardan tanık ve bilirkişi listeleri alınmadığı, tanıkların dinlenmesi için bir karar verilmediği gibi çağrılmaları için de davetiye ücreti belirlenmediği, tarafların bilirkişi ve tanıklarını keşif yerinde hazır bulundurmalarını zorunlu kılan bir yasa hükmü bulunmadığından yasaya uygun biçimde verilmiş bağlayıcı nitelikte bir kesin önelin varlığını kabul etme olanağı yoktur. O halde işin esası incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Ayrıca kabule göre de, davacı ve aynı zamanda tespit maliki olan İ. Öztürk'ün 7.3.1994 ve 21.10.1994 günlü oturumlarda diğer davacı M. Öztürk lehine davasından vazgeçtiğini bildirip taşınmazın M. Öztürk adına tescilini isteyen beyanını imzası ile belgelendirdiği halde İlyas payının M. Öztürk adına tesciline karar verilmemiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Davacılardan M. Öztürk'ün temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 19.06.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy