(3402 S. K. m. 25)
Dava: Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Süleyman B. tarafından süresi içinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 162 ada 7 ve 168 ada 1 parsel sayılı 2088.55 ve 1410.19 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı ve paylaşım 133 ada 6 parsel sayılı 3640.53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Süleyman B. adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde Havva K. ve Gülbahar Ç. miras paylarına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 162 ada 7 ve 168 ada 1 parsellerin 8/48 payının Havva, 2/48 payının Gülbahar, 38/48 payının Süleyman adına, dava konusu 133 ada 6 parselin 8/40 payının Havva, 2/40 payının Gülbahar ve 30/40 payının Süleyman adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Süleyman B. tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, çekişmeli 133 ada 6 nolu parselin tamamının tarafların ortak miras bırakanı Emin'den kaldığı, 168 ada 1 nolu parsel ile 162 ada 7 nolu parselin 1/16 payının Meryem'e ait iken davacının babası Hüseyin B.'e satıldığı 15/16 payının da ortak miras bırakan Emin'den kaldığı yöntemine uygun biçimde paylaşılmadığı belirlenerek Emin'den gelen miras paylarının adlarına tesciline karar verilmiş olduğundan aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. REDDİNE,
Ancak, 3402 sayılı Yasanın 25. maddesi gereğince kadastro mahkemesinin kadastro ile ilgili verasetle uyuşmazlıklarını da çözümleyeceği göz önünde bulundurularak miras bırakan Emin'in nüfus aile kayıt tablosu getirtilip Emin'in mirasçıları saptandıktan sonra miras payları hesaplanarak adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken miras bırakan Emin'in nüfus aile kayıt tablosu getirtilmeden ve bu konuda başka bir delil toplanmadan davacıların miras paylarının neye göre belirlendiği gerekçeli kararda gösterilmeden yazılı olduğu gibi hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Sonuç: Davalı Süleyman B.'in temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 23.09.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy