(1086 S. K. m. 297, 354 )
Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin verilen hüküm davacı Ali D. ve arkadaşları ile davalılardan Ahmet D. tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında 150, 214, 1085, 1237, 1238, 877, 1081, 335, 935, 479 parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı ile irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Ahmet D. ve arkadaşları adlarına ayrı ayrı tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunda reddedilen davacılar Ali D. ve arkadaşları irsen intikal ve taksime dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Ali D. ve arkadaşları ile davalılardan Ahmet D. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların paylaşım sonucu 1/2 payının Yusuf oğlu Ahmet, 1/2 payının da Yusuf oğlu Salih'e düştüğü, Salih mirasçılarının paylarını davalı Ahmet'e satmadıkları gerekçe gösterilerek 335, 479, 877, 935, 1081 Nolu parseller hakkındaki davanın kabulüne, ancak 1237, 1238 parsellerdeki payların Ahmet tarafından üçüncü kişi durumunda bulunan Mehmet Ali ve Ergin'e yaptığı satışın iyi niyetle olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Çekişmeli taşınmazlarının tamamı 1972 yılında ölen tarafların ortak miras bırakanı Ahmet D.'a ait olduğu, ölümünden sonra yapılan paylaşım sonucu 1/2 payının davacıların miras bırakanı Yusuf oğlu Salih D.'a, 1/2 payının da kardeşi davalı Ahmet'e düştüğü konusunda yanlar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık 12.9.1972 tarihli anlaşma senedi ile Yusuf oğlu Salih Durmaz payına düşen taşınmazlardaki 1/2 payın Salih mirasçıları tarafından davalı Ahmet'e satılıp satılmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda kanıtlama yükümlülüğü davalı Ahmet D.'a aittir. Adı geçen 22.12.1994 günlü oturumda Salih mirasçılarının payını haricen satın aldığını bu konuda tanıkları bulunduğunu dinletmek istediğini bildirmiş mahkemece taraflar arasında 12.9.1972 tarihli anlaşma senedi bulunduğunu, yazılı belge karşısında tanık dinlenemeyeceği gerekçesiyle isteğin reddine karar verildikten sonra davalı Ahmet'in davacı Ali D.'a taşınmazlardaki 1/2 Salih payının haricen satılıp satılmadığı konusunda yemin teklifinde bulunduğu Ali'nin de taşınmazlardaki payların satılmadığı konusunda yemini eda etmesi üzerine davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki yazılı delile karşı tanık dinlenemeyeceği konusundaki mahkeme görüşünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Tarafların dayandığı 12.9.1972 tarihli anlaşma senedi dava konusu taşınmazların paylaşım sonucu 1/2 payının Salih D., 1/2 payının da Ahmet D.'a düştüğü konusuna ait olduğu Salih payının davalı Ahmet'e satıldığından söz edilmediği gibi taraflar bu yöne ilişkin iddia ve savunmada da bulunmamışlardır. Davalı Ahmet anlaşma senedinin düzenlendiği tarihten sonra Salih'in 1/2 payını mirasçıları davacılardan satın aldığını bildirmiştir. Hal böyle olunca harici satın alma olgusu her türlü delille kanıtlanabilir. Davalı Ahmet bu konuyu tanıkla kanıtlayacağını bildirdiği halde HYUY' nın 297. maddesi gereğince mahkemenin buna karşı çıkması üzerine davalı Ahmet'in sadece davacı Salih oğlu Ali D.'a yemin teklif edeceğini bildirmesi ve Ali'nin de yemini eda etmesi üzerine dava kabul edilmiştir. HYUY' nın 354. maddesi gereğince davasını ispat için delili olduğunu beyan eden taraf dahi yemin teklifinde bulunabilir.
Somut olayda davalı Ahmet harici satış olgusunu tanıkla kanıtlayacağını bildirmiş olduğu halde buna imkan verilmemesi üzerine yemin deliline dayanan Ahmet'in tanıkların dinlenmesinden vazgeçtiği ve iddiasını kanıtlayamadığı anlamına gelemez. Kaldı ki taşınmazın 1/2 payı Salih mirasçıları Kamile, Ali, Fatma ve Nadire'ye aittir. Davalı tüm payların satışı konusunda sadece Ali'ye yemin teklif etmiş ve Ali'nin yemini eda etmesi üzerine dava kabul edilmiştir.
O halde kanıtlama yükümlülüğünün davalılarda olduğu göz önünde bulundurularak bu konuda tanık ya da başka delilleri varsa bildirme olanağı sağlanarak delilleri toplanmalı, delillerle Salih D.'ın 1/2 payının davalı Ahmet'e satılmış olduğunun kanıtlanamaması halinde davalının bu konuda yemin teklif etmeye hakkı bulunduğu hatırlatılmalıdır. Taraflar arasındaki yakın akrabalık nazara alınarak 1237 ve 1238 Nolu parsel satışlarının iyi niyetle yapıldığının kabulü de doğru değildir.
Davalı Ahmet'in 335, 479, 877, 935, 1081 Nolu parseller davacılarında 1237, 1238 Nolu parseller hakkındaki temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 14.02.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy