(3402 S. K. m. 18)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında 1429, 1430 ve 1431 parsel sayılı 6102, 2218, 6686 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, vergi kaydı ile Çanakçıoğlu Yani'den metruk arazi olduğu, mübadeleye tabi tutulduğu ve zilyet ettiği nedenleriyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazları, tapulama komisyonunda reddedilen davacılar Kamil ve Osman tarafından satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açılan davalar, 1429 nolu parselle ilgili olarak davacı İbrahim tarafından açılan Fadime ve Naciye'nin katıldığı dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece, dava konusu 1429 nolu parsele ilişkin davanın görev yönünden reddine, diğer parsellerle ilgili davaların kabulüne, 1430 nolu parselin davacı Kamil, 1431 nolu parselin ise davacı Osman adına tapuya tesciline karar verilmiş, 1430 ve 1431 nolu parsellere ilişkin hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek 1430 nolu parselin Kamil, 1431 nolu parselin Osman adlarına tesciline karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. tespite esas alınan 1937 tarih, 99 tahrir nolu vergi kaydının değişmez sınırlarıyla temyiz konusu her iki parsel yanında diğer dava konusu 1429 nolu parseli kapsadığı yerinde yapılan keşif, uygulama ve bilirkişi sözleriyle saptandığı gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. Sözü edilen vergi kaydında taşınmazın Çanakçıoğlu Yani'den metruk, Sarıyurt Köyü'nden Ali oğlu Kamil işgalinde olduğu kaydına yer verilmiştir. Hal böyle olunca, taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden geldiğinin kabulü gerekir. Vergi kayıtları resmi kayıtlardan olup, aksinin aynı kuvvete haiz delil ve belgelerle kanıtlanması gerekir. Davacılar vergi kaydının aksini kanıtlayacak ya da hükümden düşürecek herhangi bir kayıt ve belge ibraz edememişlerdir. Resmi kayıt ve belgelere aykırı düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez. Kaçak ve yitik kişilerden gelen yerler yasalar uyarınca Hazineye intikal ettiğinden zilyetlikle iktisabı mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davanın reddine ve taşınmazların tespit gibi davalı Maliye Hazinesi adına tesciline karar vermek gerekirken aksine düşüncelerle kabulü yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
Davalı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile temyiz konusu 1430 ve 1431 nolu parsellerle sınırlı olmak üzere hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, 7.2.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy