(3402 S. K. m. 13, 19)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 109 ada 19 parsel sayılı 12050 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 1970 yılında bağış ve belgesiz zilyetlik nedeniyle ölü olduğu belirtilerek Halil E. adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek Hazine adına tescili için dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin davalı Halil E. adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak kadastro davaları adına tespit yapılan yada komisyonca lehine karar verilen kişi veya kişiler aleyhine açılması gerekir. Genel kural bu olmakla beraber, 3402 sayılı yasanın 29/2 maddesi genel kuralın bir istisnası olarak aynı yasanın 13/A-c maddesinde açıklandığı gibi mirasçılarının tayin edilememesi nedeniyle ölü olduğu belirtilerek kayıt sahibi adına tespiti yapılan taşınmaz mallar hakkında, ölünün ismi açıklanarak mirasçıları denilmek suretiyle, 30 günlük askı ilan süresi içerisinde dava açılabileceğini öngörmüş ve dava açıldıktan sonra da mirasçılarının tespit edilerek davaya katılmalarının sağlanması gerektiğini hükme bağlamıştır.
Mahkemece adına tespit yapılan ve tespitten önce öldüğü anlaşılan Halil E. mirasçılarının usulüne uygun araştırılıp taraf teşkili yapılmadan karar verilmiş olması bir yana dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 4753 sayılı Yasa uygulaması yapıldığı halde ilgili belirtmelik tutanağı ve haritası getirilmemiş, tevzi sırasında dava konusu parsel hakkında ne gibi işlem yapıldığı da araştırılmamıştır.
O halde, adına tespit yapılan ve tespitten önce öldüğü anlaşılan Halil E.'nin yasal mirasçıları usulüne uygun olarak araştırılmalı, mirasçıların tespiti halinde adlarına dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalı, aksi halde Tebligat Yasasına göre ilanen tebligat yapılmalı, 4753 sayılı Yasa uygulaması sonucu düzenlenen belirtmelik tutanağı ve haritası varsa merciinden getirtilmeli, bu konuda ne gibi işlem yapıldığı tespit edilmeli, yerinde yeniden keşif yapılarak çekişmeli taşınmazı ve çevresini iyi bilen yaşlı, yansız yerel bilirkişiler aracılığıyla varsa belirtmelik tutanağı ve haritası yerine uygulanmalı, taraf tanıkları ile tespit bilirkişileri ve daha önce dinlenen yerel bilirkişi tanık sıfatıyla çağrılıp çekişmeli taşınmaz başında dinlenilmeli, tanık ve bilirkişi sözlerinin doğruluğu komşu parsel tutanaklarıyla denetlenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğu takdirde giderilmeli, uzman bilirkişiye keşfi izleme olanağı sağlayacak biçimde birleşik kroki çizdirilmeli ve ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra delillerin tümü birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 14.10.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy