(3402 S. K. m. 11, 12, 14, 15)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Y. tarafından süresi içinde temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında 967 parsel sayılı 192 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ile irsen intikal ve taksim nedeniyle davacı Y., 798 ve 968 parsel sayılı 264 ve 112 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise bağış, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar R. ve A. adlarına ayrı ayrı tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Y. kendi parselinin miktarının eksik olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu 968 nolu parsel yönünden görevsizliğe, 798 nolu parsel yönünden davanın reddine, 798 ve 967 nolu parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Y. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına 967 nolu parselin esasen kadastro sırasında adına tespit edilmiş olmasına göre davacının 798 ve 967 nolu parsellerle ilgili hükme yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellerle ilgili usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA,
2- Davacının 968 nolu parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece sözü edilen parselle ilgili davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Dava dilekçesinde, taşınmazın parsel numarası 986 olarak gösterilmiş ise de bilahare davacı tarafından 968 olduğu bildirilmiştir. 968 nolu parsel davalı R. adına tespit edildiğine göre husumette bir yanılgı yoktur. Dava 12/10/1992 tarihinde açıldığına, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 11. maddesinde öngörülen 30 günlük askı ilanı 28/09/1992-28/10/1992 tarihleri arasında yapıldığına göre davanın süresinde açıldığının ve tutanağın kesinleşmediğinin kabulü gerekir. Husumette yanılgı olmadığına göre dava dilekçesinde taşınmazın parsel numarasının yanlış gösterilmesi bu bakımdan sonuca etkili değildir.
Hal böyle olunca mahkemece işin esasına girilerek tarafların iddiaları sorulup gösterecekleri deliller toplandıktan sonra işin esası hakkında karar vermek gerekirken yazılı olduğu üzere görevsizlik kararı verilmiş olması doğru değildir.
Davacı Y.'ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile 968 nolu parselle sınırlı olmak üzere hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 27.01.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy