(2924 S. K. m. 11, 12)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda:
Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılardan Zafer tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında 406 parsel sayılı taşınmazın orman sınır dışına çıkarılan yerlerden olduğundan söz edilip Hazine adına yapılan tespit kesinleşmiştir.
Daha sonra 2924 sayılı Yasanın 11 ve 12. maddesine göre davalı Hasan taşınmazda satınalma hakkına sahip olanlar listesine alınmıştır. Askı ilanından sonra Zafer ve arkadaşları davalının hak sahipliğine alınma koşullarının gerçekleşmediğini öne sürüp dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılardan Zafer tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Orman Bakanlığı tarafından 2924 sayılı Kanununun 4127 sayılı Kanunla değişik 11 ve 12. maddeleri hükmünce oluşturulan hak sahiplerini belirleme komisyonu kararının iptal istemine yöneliktir. Dava konusu taşınmazın 2/B uygulaması sonucu Hazine adına çıkarılması yolundaki tespit işleminin itiraza uğramaksızın kesinleştiği dosya kapsamından ve getirtilen kayıt örneklerinden anlaşılmaktadır. Hak sahiplerini belirleme işlemi, kadastro komisyonunca değil 2924 sayılı Yasanın 4127 sayılı Yasa ile değiştirilen 11 ve 12. maddelerine göre oluşturulan komisyonca yapılmıştır. Komisyonun oluşturuluş nedeni, biçimi ve yasal dayanağına göre kararlarının idari nitelikte olduğunda duraksamamak gerekir. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin Resmi Gazetenin 21.9.1999 gün, 23823 sayılı nüshasında yayınlanan 1990/10-18 sayılı kararlarında da 2924 sayılı Yasanın 11. maddesine göre hak sahibinin tespitine ilişkin hak sahipleri tespit komisyonu kararının idari işlem niteliği taşıdığı ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği de açıkça vurgulanmıştır. Açıklanan bu olgular karşısında iptali istenen işlemin idari nitelik arzettiği ve görev konusunun da kamu düzeniyle ilgili olduğu dikkate alınarak mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu üzere işin esası hakkında kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı Zafer'in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 19.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy