(1086 S. K. m. 185)
Dava: Taraflar, arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 2887 parsel sayılı 305.50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 1977 yılında yapılan kadastro çalışmalarında kadastro harici bırakıldığından tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Ali taşınmazda zilyet olduğunun şerh verilmesi talebiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı Ali adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı, davacı yararına satınalma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Davacı, dava dilekçesinde taşınmazda zilyet olduğunun tapuya şerh verilmesini, daha sonraki aşamalarda ise taşınmazın adına tescilini istemiştir. Dava zilyetlik şerhine yönelik bulunduğuna, Hazine ise ilk oturumda davacının taşınmazın adına tescili yolundaki isteğine karşı çıktığına, usul yasası hükümlerine göre de karşı tarafın açık onayı olmadan iddianın tevsii (genişletilmesi) yoluna gidilemeyeceğine göre uyuşmazlığın zilyetlik şerhi istemiyle sınırlı olarak çözümlenmesi gerekir. Mahkemece bu yön dikkate alınmaksızın yazılı olduğu üzere taşınmazın mülkiyeti ve davanın esası ile ilgili kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 29.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy