(743 S. K. m. 639, 641, 644)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: DAvanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı K.... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından üsresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 113 ada 117 parsel sayılı 143,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle K... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde Mehmet kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve satınalmaya dayanarak dava açmıştr. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı Mehmet adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı K... Köyü Tüzel kişliği tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli değildir. Kadastroca taşınmaz tapu kaydına dayalı olarak davalı K... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiş, davacı satınalma ve zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. tutanağın edinme yerine dava konusu 117 parselle dava dışı 113 ada 116, 118, 119, 190, 207 ve 124 ada 3 nolu parsellerin öncesinin bir bütün olup Şubat 1939 tarih 39 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kaldığına yer verilmesine rağmen, kaydın uygulanması yoluna gidilmemiş, nedenlerinin karar yerinde inandırıcı bir açıklaması yapılmamıştır. Fen bilirkişisinin kayıt uygulama yetkisi yoktur. Kayda göre davalı köy 14/64 payın maliki olmasına rağmen kalan 50/64 payın kimler adına kayıtlı olduğu araştırılmamış, kayıt ilk tesisinden itibaren intikalleri ile birlikte getirilmemiştir. Diğer taraftan taşınmazın öncesinin köy boşluğu mu yoksa mer'a mı olduğu konusuda yeterince araştırılmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulması için, tespitin dayanağı Şubat 1939 tarih 39 nolu tapu kaydı paydaş ve pay oranlarını da gösterir biçimde ilk tesisinden itibaren intikalleri ile birlikte yerel Tapu sicil Müdürlüğünden, gerektiğinde kayıt örneği eklenerek, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından istenmeli, davada köy taraf olduğundan taraflardan komşu köylerden tanık göstermeleri istenmeli, davacıdan 14 Nisan 1972 tarihli satış senedine dayanıp dayanmadığı açıkça sorulup beyanı imzası ile belgelendirilmeli, önceki tanıklarla tespit bilirkişileri ve taraflarca gösterilecek tanıklar huzurunda yerinde yeniden keşif yapılarak tespite esas alınana tapu kaydı ve davacının dayanması halinde 14 Nisan 1972 tarih satış senedi kaymakamlıkça bildirilen isimler arasında seçilecek yerel bilirkişi aracılığya gereği gibi yerlerine uygulanarak aidiyet ve kapsamları belirlenmeli, tapu kaydının uygulamasında yukarıda sözü edilen parsellerin öncesinin bir bütün olduğu dikkate alınmalı, kayıtların uygulanmasında gerektiğinde aynı köyden seçilecek bilirkişilerin bilgilerine başvurulmalı, bilirkişilere tapu kaydında e senette geçen sınırlar arazi üzerine göstertilip düzenlenecek krokiye yerleri işaret ettirilmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğundan tanıklardan bilgi alınmaıl, taşınmazın tapu kaydı kapsamında kaldığının saptanması durumunda 442 sayılı Köy Yasası hükümleri uyarınca yetkisiz olan köy muhtar ve ihtiyar heyetinin yaptığı satışın (köy karar deft erine geçmemesi ve yetkili makamların onayını taşımaması nedeniyle) geçersiz olduğu dikkate alınmalı, taşınmazın kayıt kapsamı dışında kalması halinde, taşınmazın bulunduğu yer v yöre ile ilgili mer'a tahsisi karı yada kaydı olup olmadığı mercilerinden sorulmalı ve ayrıca bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kadim mer'a harman yeri mi yoksa köy boşluğu mu olduğu, köy boşluğu olması durumunda davacının zilyetliğinin süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, kamu orta malı niteliğindeki mer'a ve genel harman yerlerinin zilyetlikle kazanılamayccağı, buna karşın koşullarını varlığı halinde köy boşluklarının zilyetlikle mülk edinilebileceği düşünülmeli, ziraatçi bilirkişiden gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalması halinde davalı köyün sahip olduğu 14/64 payın dışındaki payların davacıın zilyetliği karşısında hukuki değerini yitirip yitirmediğinin karar yerinde tartışılması yapılmalı, fen bilirkişisine, yapılan keşif ve uygulamayı ve kayıtlarda geçen sınır yerlerini izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davalı köy tüzel kişiliğinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (BOZULMASINA), ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 30.5.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy