(3402 S. K. m. 20, 21) (743 S. K. m. 645)
Dava: Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kısmen kabulüne ilişkin (Havran Asliye Hukuk Mahkemesi)nden verilen 28.3.2000 gün ve 85/56 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar ve müşterekleri vekili taraflarından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra temyiz isteğinin süresinde olduğu tespit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortak sınıra ilişkin olduğu taraf tapu kayıtları gereği gibi yerine uygulanarak ortak sınırın belirlenmesi, bu şekilde belirlenemez ise taraf tanıklarının dinlenmesi ile ortak sınırın tespitine çalışılması, bu durumda da belirlenemez ise diğer sınırlarda saptanıp taraf tapularındaki miktarlar oranlarına göre tapu kapsamlarının belirlenmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra yapılan araştırma ve uygulama sonunda davanın kısmen kabulüne, 18.10.1999 tarihli teknik bilirkişi rapor ve krokisinde 162 ada 115 parselin (C) ve (B) harfleri ile işaretli 3141 metrekarelik bölümün iptali ile Mülhakaden Havranda Camikebir Medrese Vakfı adına tapuya kayıt ve tesciline, 14.2.2000 tarihli ek rapor ve krokide (B) ve (C) işaretli bölümdeki 3 adet zeytin ağacının Havran Belediyesi Tüzel Kişiliği adına, 36 adet zeytin ağacının davalılar murisi N. adına muhdesat olarak tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüyle 18.10.1999 günlü raporlu krokide 162 ada 115 parsel sayılı taşınmazın B ve C harfleriyle işaretli toplam 3140 metrekarelik bölümünün tapusunun iptaliyle davacı vakıf adına tesciline karar verilmişse de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Davacı vakıflar idaresinin dayandığı tapu kaydının 116 no'lu, davalı N. ve arkadaşlarının dayandıkları tapu kaydının ise 115 no'lu parsele aidiyeti keşif ve uygulamayla saptandığı gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. Her iki kaydın evrakı müsbiteleri arasında krokilerinin olmadığı bildirilmiştir. Hükmüne uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere, uyuşmazlık, ortak sınırın belirlenmesine yöneliktir. Bilirkişi ve tanık sözleriyle ortak sınırın belirlenmesi mümkün olmamıştır. Hal böyle olunca tapuların kapsamlarının bozma ilamında da belirtildiği üzere ortak sınırın taraf tapularındaki miktarlar göz önünde tutalarak taşınmazların yüzölçümleri arasında orantı kuralarak taraflar arasında paylaştırılmak suretiyle belirlenmesi gerekir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karşın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. bozma ilamına uyulmakla lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak, mahkemeye de bozma gereğini tam olarak yerine getirme yükümlülüğü doğar. Somut olayda davacı vakıflar idaresinin dayandığı Mayıs 1931 tarih, 110 no'lu tapu kaydının miktarı 19299 metrekare olmasına karşın 116 no'lu parselin yüzölçümü 14466 metrekare, 115 no'lu parsele revizyon gören Teşrinievvel 1935 tarih 62 no'lu tapu kaydının miktarı 6440 metrekare olmasına karşın 115 no'lu parselin yüzölçümü ise 20853 metrekaredir. Mayıs 1931 tarih 110 no'lu tapu kaydının aynı zamanda dava dışı 174 no'lu parsele de revizyon görmüştür. Her iki tapu kaydının yüzölçümleri toplamı 25739 metrekare olup, 115, 116 ve 174 no'lu parsellerin yüzölçümleri toplamı 35963 metrekaredir. Bu durumda bir metrekarelik tapulu yer tapusuz alanın 0397218 metrekaresine tekabül etmektedir. Bu ölçüler ve miktarlar dikkate alındığında 116 no'lu parselin yüzölçümünün 174 no'lu parselin miktarı düşüldüktün sonra 26320.91 metrekare, 115 no'lu parselin yüzölçümünün ise 8998.09 metrekare olması gerekmektedir. Hal böyle iken mahkemece teknik bilirkişinin hatalı değerlendirme ve dava dışı 120 no'lu parselin bir bölümünü de hesaplamaya katmak suretiyle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Tarafların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy