(3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında 148 ada 56 ve 63 parsel sayılı 78513 ve 24, 35 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar mer'a olarak sınırlandırılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacılar Derviş ve Bayram satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 63 sayılı parselin payları oranında adlarına tapuya tesciline, 56 sayılı parselin tesbitinin aynen muhafazasına karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu taşınmazlardan 63 nolu parselin kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mer'a olmayıp mer'a tahsis haritası dışında tarım arazisi olduğunu ve tesbit gününe kadar adına tescil kararı verilen davacı ve müşterekleri yararına satınalma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı mülk edinme koşullarının çekiştiğinin toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillerle saptanmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile bu parselle ilgili usul ve yasaya uygun aleyhindeki hükmün ONANMASINA,
2- Davacıların 56 sayılı parsel ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Mahkemece, dava konusu taşınmazların öncesinin mer'a olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Uyuşmazlık, taşınmazların mer'a olup olmadığı yönündedir. Öğretiye ve süreklilik kazanan yargısal uygulamalara göre bir yerin mer'a olarak kabul edilebilmesi için öncesi bilinmeyen bir zamandan beri mer'a olarak kullanılması ya da yetkili mercilerce verilmiş mer'a tahsis karar ve kaydının bulunması gerekir. Taşınmazların, idari merciler tarafından 1954 yılında yapılan çalışmalar sırasında belirlenen ve kesinleşen mer'a tahsis haritası kapsamı dışında bırakıldığı keşif ve uygulama ile belirlenmiştir. Bilgisine başvurulan bilirkişi ve tanıklar taşınmazların mer'a olmadığını davacının ve miras bırakanın tesbit gününe kadar 20 yılı aşkın süreyle zilyetliklerinde olduğunu haber vermişlerdir. Tahsis yapılmakla mer'a tahsis haritasının kapsamı dışında kalan taşınmazlar öncesi mer'a olsa bile bu niteliklerini kaybederler ve mülk edinmeye konu teşkil ederler. Bu durumda mahkemece 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesinde sınırlayıcı hükümler dikkate alınarak engeli bulunmadığı takdirde davanın kabulüne ve taşınmazların davacı adına tesciline karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere reddi yoluna gidilmesi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 13.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy