(4753 S. K. m. 1) (2510 S. K. m. 1) (3402 S. K. m. 9, 14)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen hüküm katılanlar Pancar Belediye Başkanlığı ve Mustafa ... ile davalılar Halil ..., Mehmet ..., Mustafa ..., Hasan ..., Ahmet ... ile Ömer ..., Bingöl ..., Sakine ..., Penbe ... mirasçıları tarafından süresi içinde duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de, dava konusu taşınmazın Yargıtay duruşması için gerekli tebligat masrafları ödenmediğinden duruşma isteminin masraf yönünden reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 1410, 1411, 1412, 1413, 1414 parsel sayılı toplam yüzölçümü 100 dönümden fazla taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak davalılar adına itirazlı olarak tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı ... tarafından davalılar Hatice ... ve müşterekleri aleyhine açılmış olan müdahalenin men-i ve tescil davası kadastro mahkemesine devir edilmiştir. Pancar Belediye Başkanlığı taşınmazların mera olduğu Mustafa ...da 1410 sayılı parselde davalı Fatma ...a ait 5000/253734 payı satış vadi senediyle satın aldığı iddiasıyla davaya katılmışlardır. Mahkemece çekişmeli 1410, 1411, 1412, 1413, 1414 sayılı parsellerin krokide kırmızı olarak gösterilen bölümlerinin tapu kaydı miktar fazlası olması nedeniyle davacı Hazine kalan bölümlerin davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm katılanlar Pancar Belediye Başkanlığı ve Mustafa ... ile davalılar Halil ..., Mehmet ..., Mustafa ..., Hasan ..., Ahmet ... ile Ömer ..., Bingöl ..., Sakine ..., Penbe, Yirik mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastroca taşınmazlar tapu kaydına ve zilyetliğe dayalı olarak davalılar ve miras bırakanları adına tesbit edilmişse de tesbitten önce açılmış bulunan elatmanın önlenmesi ve tescil davası (Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/284 esasında kayıtlı) nedeniyle tutanakların malik hanelerinin doldurulmuş olması hukukça değer taşımaz. Davacı Hazine kayıt miktar fazlası olan 697.366 metrekarelik yere davalıların elatmalarının önlenmesini, katılan Mustafa ... kayıt maliklerinden Fatma ...dan noter senediyle satın aldığı payın adına tescilini istemişler, Pancar Belediye Başkanlığı ise taşınmazların mera olduğunu ileri sürmüştür. Tutanaklarında yazılı bulunan tapu kayıtlarının taşınmazlara uygunluğu keşif ve uygulama ile saptandığı gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık, tapu kaydının kapsamı, katılan Mustafa'nın pay satın almasına değer verilip verilmeyeceği, taşınmazların mera olup olmadığı ve tapu kaydı miktar fazlasının zilyetlikle kazanılma olanağı bulunup bulunmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Tesbite esas alınan Ağustos 1323 tarih 365/399, T. sani 1323 tarih 501/535 ve K. Evvel 1324 tarih 178/212 nolu sicillerden gelen Haziran 937 tarih 7 ve gittileri olan kayıtların batı sınırı emvali metruke, güney sınırı kürt bucağı ve Hasanoğlu Dağı etekleri okuduğuna göre kapsamları yüzölçümüyle geçerlidir. Ne var ki taşınmazlara batı yönden sınır teşkil eden 674, 675, 710, 711, 731, 732, 756 ila 760, 772, 869, 871, 898, ve 899 nolu parseller Hazinece 4753 ve 2510 sayılı Yasa hükümleri uyarınca tapuya bağlanıp dağıtıma tabi tutulduğuna göre emvali metruke sınırının değişmez hale dönüştüğünde duraksamamak gerekir. Dağ eteklerinin ise koşullarının varlığı halinde zilyetlikle iktisabı mümkündür. Ancak bilirkişi ve tanıklardan davalıların taşınmazlardaki zilyetliklerinin süresi ve sürdürülüş biçimi sorulmadığı gibi kayıt miktar fazlasının mera olup olmadığı yönünde de yöntemine uygun bir araştırma yapılmamıştır. Ortaklığın giderilmesi davasında hazine taraf olmakla beraber iddiaları ile ilgili olarak araştırma yapılmadığına göre verilen kararın işin esası bakımından hazineyi bağlayacağı düşünülemez ise de aleyhinde kuvvetli delil oluşturacağı da kuşkusuzdur.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, davalı tarafın dayanağını teşkil eden ve tespite esas alınan tapu kayıtlarının kapsamının kesin olarak saptanmasında önem arzettiği cihetle Ağustos 323 tarih 365/399, tsani 1323 tarih 501/535, k evvel 1324 tarih 178/212 nolu tapu kayıtları miktarları da açıkça yazılmak suretiyle geldi ve gittileriyle birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından getirtilmeli, dosyaya fotokopisi ibraz olunan 24.5.1937 günlü 1/20000 mikyaslı haritanın aslı getirtilerek tapu kayıtlarıyla ilgisi olup olmadığı saptanmalı, katılan Pancar Belediyesinden katılma harcı alındıktan sonra komşu köylerden, davalılara ise aynı köyden taşınmazları iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, daha sonra taraflarca gösterilecek tanıklar, tüm tesbit bilirkişileri ve önceki keşiflerde dinlenen bilirkişi ve tanıklar huzurunda yerinde yeniden keşif yapılarak, 24.5.1937 tarihli haritanın tapu kayıtlarıyla ilgisinin belirlenmesi durumunda tapu kayıtlarıyla birlikte gereği gibi yerine uygulanmalı, kayıt miktar fazlalıklarının kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mera olup olmadığı, değilse davalıların zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanmalı, ziraatçi bilirkişiden kayıt miktar fazlalıklarının mera olup olmadığı, değilse zilyetlikle kazanılabilecek tarım arazisi olup olmadığı konularında teknik verilere dayalı gerekçeli rapor alınmalı, kadastro tesbit tarihine göre müşterek maliklerden her birinin belgesiz zilyetliğe dayalı olarak bir parçada yüz dönüm taşınmaz mal iktisap edilebileceği dikkate alınmalı, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamayı ve kayıtlarda geçen sınır yerlerini izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu yönlerin gözetilmemiş olması doğru olmadığı gibi, katılan Mustafa ...nın Fatma'dan kayden pay satın almadığı, satış vaadi sözleşmesinin kadastro tespitinden sonraki tarihte düzenlendiği, kadastro tespit tarihinden sonraki doğan hak ve isteklerin incelenmesinin kadastro mahkemesinin görevi dışında olduğu düşünülerek adı geçenin davası yönünden görevsizlik kararı vermek gerekirken yazılı olduğu üzere işin esası hakkında kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Katılanlar Pancar Belediye Başkanlığı ve Mustafa ... ile davalılar Halil ..., Mehmet ..., Mustafa Telli, Hasan ..., Ahmet ..., Ömer ..., Bingül Bengü, Sakine ... ve Pembe ...in temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 04.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy