(3402 S. K. m. 14, 36) (1086 S. K. m. 163, 414, 415)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılardan Ali K. tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle: 2668 ve 2670 numaralı parsellerin tespitine esas alınan tapu kayıtları ile komşu parsel tutanakları ve dayanaklarının değişiklikleri ile ilk bulunduğu yerden getirtilmesi, bundan sonra yapılacak keşifte komşu parsel kayıtlarından yararlanılarak keşif yapılması ve toprak tevzi çalışmaları sırasında dava konusu parseller ile komşu parsellere uygulanan vergi kayıtlarının dahi yerlerine uygulanması, davacıların babası Abidin K.'a ait aile nüfus kayıt tablosu ile Abidin ve oğlu Ali K. adına belgesizden tespitleri yapılan parsellerin tutanak örnekleri ile tapu kayıtlarının getirtilmesi ve Abidin'in mirasının paylaşıldığı tarih ile tespit tarihi arasında 20 yılın geçmemiş olması halinde Abidin ve tüm mirasçıları adına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi gereğince bir çalışma alanında sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümden fazla belgesiz, zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil yapılamayacağının, göz önünde bulundurulması, taşınmazların belirtme tutanakları 1959 ve 1960 yıllarında düzenlenmiş olduğundan bu tarihten önce davacılar ve miras bırakanlarının en az 20 yıl çekişmesiz, aralıksız ve malik gibi zilyet olmalarının yararlarına hukuki sonuç doğuracağının nazara alınarak bilirkişi ve tanıkların yaşlarının bu zilyetliği bilecek durumda olması gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılardan Ali K. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 36. maddesi uyarınca keşif giderlerinin mahkeme veznesine verilen süre içinde depo edilmemesi nedeni ile davanın reddine, dava konusu parsellerin tespit gibi hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Bir davada yargılama giderlerinin ödenmemesi ya da verilen önele karşın keşfe gidilememesi karşısında, yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğu 3402 sayılı Kadastro Yasasının 36. ve HYUY. nın 163. ve 414.maddelerinde belirtilmiştir. HYUY. nın 163. maddesinde biri yasal diğeri hakim tarafından tanınan iki önelin varlığı kabul edilmiş bu önele uyulmaması karşısında doğacak hukuki sonuçlar açıklanmıştır. Keşif yapılması amacıyla mahkemece HYUY. nın 163 maddesinde ilgili tarafa keşfe ilişkin olarak verilen ara kararında ve davacılar adına çıkarılan meşruhatlı davetiyede yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğunun tam bir açıklıkla ve eksiksiz olarak belirtilmesi, tanınan önelin işin yapılması için yeterli ve elverişli olması (keşif giderlerini, hakim ve mahkeme personelinin yol tazminatını, taşıt giderlerini, tanık ve bilirkişi ücretlerini ve bilirkişi ile tanıklara gönderilen davetiye giderlerini, işin durum ve içeriğine göre uzman bilirkişi giderlerini karşılayacak biçimde) ücretin yatırılmasından itibaren tebligat işlemlerinin yapılması için uygun süre tanınması ve kesin önel gereğinin yerine getirilmemesi durumunda doğuracağı hukuki sonuçların açıklanması gerekir.
Somut olayda, davacıların yokluğunda 15.2.2001 günlü oturumda verilen ara kararında ve bu ara kararına dayanılarak davacılar adına çıkarılan açıklamalı davetiyede davacı tarafın tanık delillerine dayanmasına karşın, tanıklar için ücret belirlenmediği gibi tanıklar adına çıkarılacak tebligat masraflarının saptanmadığı, ayrıca tanıklara tebligat için uygun bir sürenin de tanınmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca yasaya uygun olarak verilmiş bağlayıcı bir kesin önelin varlığından söz etme olanağı yoktur. Kaldı ki yapılacak keşif, bozma ilamındaki hususların araştırılmasına yönelik tamamlayıcı bir keşif olması itibari ile re'sen yapılması gereken işlemlerdendir. Bu durumda taraflarca giderler karşılanmadığı takdirde 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 36. ve usulün 415. maddelerinde öngörüldüğü üzere zorunlu giderler ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere konulacak ödenekten karşılanmak suretiyle keşif, icra edilerek toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece bu yönler gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı Ali K.'ın temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 19.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy