(3402 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında görülen men-i müdahale, ecrimisil, kal davasının yapılan yargılaması sonunda, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ait Pınarhisar Kadastro Mahkemesinden verilen 29.5.2000 tarih ve 1992/62-2000/9 s. hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay'ca tetkiki davalı Hüseyin ve Arkadaşları vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 27.2.2001 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davalı H. ve müşterekleri vekili Avukat ... geldi, karşı tarafın gelmediği anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tespit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle; Davacı tarafın iddiasını tapu kaydına dayandırdığı, davalı tarafın zilyetlikle edinme iddiasında bulunduğu, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazları içine aldığı gerekçe gösterilerek karar verilmiş ise de çekişmeli parsellerden temyize konu edilmeyen 86 no.lu parselle ilgili dava sonunda verilen mahkeme kararında davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının bu taşınmazı içine almadığının belirlendiği, mahkemece bu yönün göz önünde tutulmadığı, tapu kaydı kapsamının komşu parsel kayıtlarından da yararlanmak suretiyle belirlenmediği ve davalı tarafın zilyetliğe dayanan savunmasının tapu dışı satın alma savunmasını içerdiği göz önünde bulundurularak davalı tarafa savunmasını kanıtlama imkanı verilmediği belirtilerek; öncelikle dava konusu taşınmazları dıştan çevreleyen bütün komşu parsel tutanakları ve dayanakları olan kayıt örneklerinin getirtilmesi, taraflara iddia ve savunmalarını kanıtlamak için tanık gösterme imkanı verilmesi taşınmazların bulunduğu yerde yeniden keşif yapılarak dava ve temyiz konusu taşınmazların davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı kapsamında olup olmadığının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptanması, bu araştırma ve uygulama da komşu parsel kayıtlarından da yararlanılması, taşınmazlar davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı kapsamında ise taşınmazların ilk zilyedinin kim olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçiminin olaylara dayalı olarak bilirkişi ve tanıklardan ve tespit tutanaklarında imzası bulunan muhtar ve bilirkişilerden ayrı ayrı sorulup saptanması, sözlerde aykırılık bulunduğunda giderilmesi, davacı adına tapu kaydının oluştuğu 30.5.1951 tarihi itibariyle tapu kaydının davalı taraf yararına hukuksal değerini yitirip yitirmediği üzerinde durulması ve davacının tapu malikleri ile yakınlık derecesi de dikkate alınarak 3402 s. Kadastro Yasasının 13/B-b-c maddelerinde yazılı edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra ecrimisil ve kal isteminin görev yönünden reddine, 82 ve 86 no.lu parsellerle ilgili davaların reddine, dava konusu 87, 88, 89, 91, 92 no.lu parseller hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm bir kısım davalı Ö. ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, imza ile belgelendirilmeyen beyanların sahibini bağlamayacağına, taşınmazlara aidiyeti keşfen saptanan tapu kaydının hukuki değerini korumasına, tapu dışı satın alma iddiasının kanıtlanamamasına ve kararda yazılı sair gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.160.000.-TL. kalan onama harcın temyiz edenden alınmasına 27.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy