(3402 S. K. m. 11, 36) (1086 S. K. m. 163, 414)
Dava: Kadastro sırasında F.K'ya ait olduğu belirtilen 262 ada 27 parsel sayılı 1788,61 metrekare ve kime ait olduğu bilinemeyen aynı ada 31 parsel sayılı 2618,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar sit alanında kaldıkları ve zilyetlik yoluyla kazanılamayacakları nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiş, birinci derece doğal sit alanında kaldıkları tutanakların beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Vakıflar Genel Müdürlüğünün vakfiyeye, M. ise satınalma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak açmış oldukları davalar birleştirilmiştir. Mahkemece, davaların reddine, dava konusu parsellerin davalı Hazine adına tapuya tesciline ve taşınmazların birinci derece doğal sit alanında kaldıklarının kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar Vakıflar Genel Müdürlüğü ve M. tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bilirkişi tarafından düzenlenen 28.5.1998 günlü gerekçeli raporda taşınmazın içinde yer aldığı Gökçeadanın tamamının Süleymaniye Vakfı kapsamında kalmakla beraber Vakfın miri araziye ilişkin olup gayri sahih Vakıf sayılması gerektiğinin ve bu nedenle de zilyetlikle iktisap edilebilir yerlerden olduğunun açıkça vurgulanmasına bir yerin soyut sit alanı içerisinde kalmış olması zilyetlikle kazanılmasına engel teşkil etmez ise de Vakıflar İdaresinin herhangi bir zilyetliğinin olmaması yanında böyle bir iddianın öne sürülmemiş olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre Vakıflar İdaresinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA,
2- Davacılardan M'nin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 36.maddesi uyarınca davacı tarafından keşif giderlerinin mahkeme veznesine verilen kesin süre içinde depo edilmemesi nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. Bir davada yargılama giderlerinin ödenmemesi yada verilen önele karşın keşfe gidilmemesi durumunda yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğu, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 36 ve HYUY.nın 163 ve 414.maddelerinde gösterilmiştir. 163.maddede biri yasal, diğeri hakim tarafından tanınan iki türlü önelin varlığı kabul edilmiş olup, bu önellere uyulmaması durumunda doğacak hukuki sonuçlar açıklanmıştır. Keşif yapılması amacıyla mahkemece davacı adına çıkarılan açıklamalı davetiye de yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğu tam bir açıklıkla ve eksiksiz olarak belirtilmesi, tanınan önelin işin yapılması için yeterli ve elverişli olması ( keşif giderlerinin hakim ve mahkeme personelinin yol tazminatını, taşıt giderlerini, tanık ve bilirkişi ücretlerini, bilirkişi ve tanıklara gönderilerek davetiye giderlerini, işin durum ve içeriğine göre uzman bilirkişi ücretlerini karşılayacak biçimde ayrıntılı olarak saptanması, ayrıca ücretin yatırılmasından itibaren tebligat işlemlerinin yapılması için uygun süre tanınması ve kesin önel gereğinin yerine getirilmemesi durumunda doğuracağı hukuksal sonuçların açıklanması ) gerekir. Hal böyle olunca davacı tarafın hazır bulunmadığı 15.2.2001 günlü oturumda keşif için verilen ara kararı usulüne uygun, açık ve yeterli bulunmamaktadır. Ara kararında ziraat ve fen bilirkişileri ile yerel bilirkişilere çıkarılacak davetiye giderleri belirtilmemiş, davacı taraf adına dava dilekçesinde tanık deliline de dayandığı halde tanık listesi vermesi olanağı sağlanmamış, liste verilmesi halinde tanıklara çıkarılacak davetiye gideri ve takdir edilecek ücretler gösterilmemiş, davetiyelerin keşif gününden önce tebliği için uygun sürede verilmemiştir. Usul yasasında bilirkişi ve tanıkların taraflarca yada ara kararında belirtildiği gibi C.Savcılığınca, keşif yerinde hazır bulundurulacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durum karşısında yasaya uygun biçimde verilmiş bağlayıcı bir kesin önelin varlığından söz etme olanağı yoktur.
Sonuç: Davacı M'nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait 3.240.000 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna ve davacı M'ye ait 3.240.000 TL peşin harcın istek halinde iadesine 20.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy