(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine, davalı Köy Tüzel Kişiliği ile diğer davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 103 ada 167 parsel sayılı 19700 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile İsmail ve arkadaşları, 179 parsel sayılı 835000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mera vasfı ile Musabeyli Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Musabeyli Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi Hayri Balkanın 179 sayılı parsele itirazı kadastro komisyonunda kabul edilerek krokisinde (A) harfi iye gösterilen 36760 metrekarelik kısmın tarla vasfı ile Musabeyli Köyü Tüzel Kişiliği adına tespite, (B) harfi ile gösterilen 137000 metrekarelik kısmın mera olarak sınırlandırılmasına, geri kalan bölümün 179 parsel numarası olarak bırakılmasına karar verilmiştir. Hazine 103 ada 167 sayılı parsele askı ilan süresi içinde 179 sayılı parsele ait komisyon kararının tebliğinden sonra süresinde taşınmazlardan 179 sayılı parselin tespitteki miktarı ile tamamının mera olarak sınırlandırılması gerektiği, 167 sayılı parsele uygulanan vergi kaydının parsele ait olmadığı, sınırlarında mera bulunduğu sebebine dayanarak her bir parsel için ayrı ayrı dava açmıştır. Dava dosyaları birleştirildikten sonra davanın kabulüne ve dava konusu 179 numaralı parselin 835000 metrekare yüzölçümü ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı Hazine davalı Köy Tüzel Kişiliği ile diğer davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı köyün dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazlardan 103 ada 179 nolu parsele uygunluğunun saptanamamasına, taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mera olduğunun toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillerle belirlenmesine, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin zilyet yararına bir hak sağlamayacağına, 19.9.1972 tarihli olup muhtar ve azaların imzalarını içeren tutanakta dahi taşınmazın mera olduğunun açıkça vurgulanmış olmasına göre köy tüzel kişiliğinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parselle (103 ada 179 nolu) ilgili usul ve yasaya uygun aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 3.240.000.TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
2- Hazine ile davalılar İsmail ve arkadaşlarının temyizlerine gelince; Temyiz istekleri 103 ada 167 nolu parsele ilişkin bulunmaktadır. Hazine, taşınmazın tespitine esas alınan vergi kaydının taşınmaza uymadığını ileri sürerek dava açmış, davalılar ise davanın reddini savunmuşlardır. Bu durumda taşınmazın davaya konu edildiğinde duraksamamak gerekir. Sicil oluşturmakla görevli kadastro hakimi davaya konu edilen taşınmazın payları da belirtilmek suretiyle kim ya da kimler adına tesciline karar verildiğini hüküm yerinde göstermesi gerekir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya esas olacak olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Gerek davacı Hazinenin ve gerekse davalılar İsmail ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile 103 ada 167 nolu parsele hasren hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 05.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy