(3402 S. K. m. 36) (1086 S. K. m. 163, 414)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Abdullah K tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar : Kadastro sırasında 112 ada 2 parsel sayılı 109.76012 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ile irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle payları oranında Keziban A., Fatma D., Nazife D. ve Hatice D. adlarına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Abdullah K. haricen satın alma ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalılar Nazife D. ve Hatice D. hakkında dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalılar ve müşterekleri adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Abdullah K. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 sayılı yasanın 36. maddesi uyarınca keşif giderlerinin mahkeme veznesine verilen süre içinde depo edilmemesi nedeniyle davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir.
Bir davada yargılama giderlerin ödenmemesi ya da verilen önele karşı keşfe gidilememesi karşısında yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğu ya da 3402 sayılı yasanın 36. ve HYUY.'nun 163. ve 414. maddelerinde belirtilmiştir. HYUY.'nun 163. maddesinde biri yasal diğeri hakim tarafından tanınan iki türlü önelin varlığı kabul edilmiş olup bu önellere uyulmaması durumunda doğacak hukuki sonuçlar açıklanmıştır. Keşif yapılması amacıyla mahkemece HYUY.'nun 163. maddesi uyarınca ilgili tarafa keşfe ilişkin olarak verilen ara kararında ve davacı adına çıkarılan meşruhatlı davetiyede yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğunun tam bir açıklıkla ve eksiksiz olarak belirtilmesi tanınan önelin işin yapılması için yeterli ve elverişli olması (keşif giderlerinin, hakim ve mahkeme personelinin yol tazminatını, taşıt giderlerini, tanık ve bilirkişi ücretlerini bilirkişi ve tanıklara gönderilen davetiye giderlerini) uzman bilirkişi ücretlerini karşılayacak biçimde ayrıntılı olarak saptanması, ücretin yatırılmasından itibaren tebligat işlemlerinin yapılması için uygun süre tanınması ve kesin önel gereğinin yerine getirilmesi durumunda doğuracağı hukuksal sonuçların açıklanması gerekir.
Somut olayda bir kısım davacılar adına çıkartılan meşruhatlı davetiyenin davacılardan Keziban A. ile Fatma D. gönderilmediği gibi yerel bilirkişi ve tanıklar için tebligat masrafları ve ücret takdir edilmediği hakim, katip ve personel giderlerinin belirtilmediği, araç giderinin saptanmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: Bu durumda yasaya uygun biçimde verilmiş bağlayıcı bir kesin önelin varlığından söz etme olanağı yoktur. Davacı Abdullah K.'nun temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 07.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy