(1086 S. K. m. 455)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı, Saim K. Silivri Kadastro Mahkemesinin 13.12.1985 tarih 1982/23 esas 1985/173 karar sayılı kararında başlık ve hüküm kısmında davacı M. A'ın (K.) adının sehven M. olarak yazıldığını, dosyanın incelenmesinde bu isimde bir şahsın olmadığının anlaşılacağını, davacı M.'nin adının M. olarak tavzihini talep etmiştir. Mahkemece davacı M.'nin adının M. olarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Saim K.'nun 8.11.2001 günlü dilekçeleri üzerine kadastro mahkemesinin 13.12.1985 tarih 1982/23-1985/173 sayılı ilamlarının hüküm kısmında adı geçen davacılardan M.'nin adının M. olarak tavzihen düzeltilmesine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Adının düzeltilmesi istenilen Elmas kızı Hafize'den doğma 1330 doğumlu M.'nin 22.11.1992 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak çocukları Ertan ve Erkin'i bıraktığı getirtilen nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden anlaşılmaktadır. Tavzih isteminde bulunan Saim K. M.'nin kardeşi olmaktadır. M.'nin mirasçısı olduğu sürece kardeşi Saim'in böyle bir istekte bulunma hakkı yoktur. Taraf ehliyeti davanın görülebilme koşullarından olup mahkemece re'sen nazara alınması gerekir. Ayrıca hükümlerin tavzihini düzenleyen usulün 455. maddesinde hükmün, müphem ve gayrivazıh olması veya mütenakıs fıkraları ihtiva etmesi halinde icrasına kadar her iki taraftan her birinin iphamın tavzihini ve tenakuzun ref'ini isteyebileceği öngörülmüştür. Somut olayda yasada öngörülen koşullara uygun bir tavzih nedeni de bulunmamaktadır. Tarafların yapmaları gereken iş, mahkeme kararının tapu sicil müdürlüğü nezdinde infazının sağlanması, ondan sonra genel hükümler uyarınca Asliye Mahkemesinde tapudaki ismin düzeltilmesi davası açmasıdır. Mahkemece bu yönler dikkate alınmadığı gibi aynı yasanın 456. ve takip eden maddelerinde öngörülen şartların ve usulü işlemler de yerine getirilmemiştir.
Yukarıda açıklanan hususlar karşısında davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu üzere kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine'nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 02.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi..(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy