(3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 309)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Mustafa K. vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 102 ada 36, 108 ada 25 ve 64 parsel sayılı sırasıyla 14000, 7451.03, 6961.20 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 36 ve 64 nolu parseller tapu kaydı irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Seyfi K., Hatice A., Mustafa K., Hasan K. adlarına 25 nolu parsel ise tapu kaydı irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Mustafa ve Hasan K. adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içerisinde Mustafa K. tapu dışı pay satın almaya dayanarak taşınmazlarda Hasan K. payına yönelik dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine, dava konusu parsellerin tespit gibi davacı ve davalı ve diğer paydaşlar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Mustafa K. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmazlar tapu kaydına, irsen intikale ve zilyetliğe dayalı olarak payları oranında davacı ve davalı ile diğer paydaşlar adına tespit edilmiş, davacı Mustafa, taşınmazlardaki kardeşi davalı Hasan'ın payını kendisine ait kayan isimli motoru vermek (takas) suretiyle aldığını ileri sürerek Hasan payının iptali ile adına tescilini istemiştir. Tespite esas alınan ve tarafların ortak miras bırakanı dedeleri Hasan Z. adına kayıtlı tapu kayıtlarının taşınmazla aidiyeti uyuşmazlık konusu olmadığı gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık, Hasan payının davacı tarafından verilen motor karşılığı alınıp alınmadığı yönünde toplanmaktadır. Davacı Mustafa ile davalı Hasan arasında düzenlenen "motor satışı ve gayrimenkul hisse satışı" başlıklı 19.7.196 günlü sözleşmenin 2. bendinde davalı Hasan Kaya'nın babadan irsen intikal eden R. köyündeki zeytinliklerdeki ve paşa limanı adasındaki tarlalardaki hisselerini kardeşi Mustafa'dan aldığı kayan isimli motora mukabil kendisine devrettiği yazılı bulunmaktadır. Davalı Hasan, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesine karşın bu yolda bilirkişi incelemesi yaptırılmamış ve senet mümzilerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmamıştır. Davacı Mustafa 11.10.2001 günlü oturumda paşa limanı adasında babadan kalma yerleri olmadığını bildirmişse de bu yön mahkemece araştırılmadığı gibi bilirkişi ve tanıklardan da sorulup açıklığa kavuşturulmamıştır. Davacı tanıkları davacının iddiası, davalı tanıklar ise davalının savunmasını doğrular şekilde beyanda bulunmuşlardır. Davacı ve davalı kardeş olduklarına göre paşa limanı adasında babalarından kalma yerleri olup olmadığını bilmemeleri hayatın olağan akışına uygun düşmez. Bilirkişi ve tanıklardan motor karşılığı verilen taşınmazların sözleşmede yazılı taşınmazlar olup olmadığı, paşa limanı adasında babadan kalma yerler olmaması halinde bundan anaları Afet'ten gelen yerlerin kastedilip edilmediği de keza sorulup açıklığa kavuşturulmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulması için öncelikle sözleşmenin altındaki imzanın davalı Hasan'a ait olup olmadığı bilirkişi incelemesi yaptırılarak kesin olarak saptanmalı, Hasan'a ait olduğunun belirlenmesi durumunda önceki keşifte dinlenen tüm yerel bilirkişi ve tanıklarla tespit bilirkişileri ve hayatta bulunmaları halinde senet mümzileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak bilirkişi ve tüm tanıklardan öncelikle davacı ve davalının babaları Hüseyin'in P. adasında taşınmazları bulunup bulunmadığı, olduğunda dava konusu taşınmazların senette sözü edilen ve P. adasında bulunan taşınmazlar olup olmadığı, Hüseyin'in P. adasında taşınmazlarının bulunmadığının belirlenmesi durumunda davacı ve davalının sözleşmeye konu ettikleri yerlerden anaları Afet'ten gelme yerleri kastedip etmedikleri olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, senette taşınmazların tapulu olduğuna yer verilmesi delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınmalı, tarafların kardeş olması nedeniyle P. adasında babalarından kalma yerler olup olmadığını bilmemelerinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği ve bunun sonucu olarak kasıtlarının analarından kalma taşınmazlar olup olmadığının aynı şekilde karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi yapılmalı, sözleşmeye konu motorun akıbeti araştırılıp davacı veya davalıdan hangisinin elden çıkardığı araştırılması, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda yüzleştirilmek suretiyle giderilmesine çalışılmalı, dava dilekçesinin deliller bölümünde (vs. deliller) denmekle gerektiğinde davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmalı, sözleşmedeki imzanın Hasan'a ait olmadığının saptanması durumunda taşınmazların tapulu ve taraflarında kardeş olmaları nedeniyle yapılan trampaya bir değer verilemeyeceği düşünülmeli, fen bilirkişisine raporlu kroki düzenlettirilmeli ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacı Mustafa K.'ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 21.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy