(3402 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Mustafa Ç. tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 101 ada 1 parsel sayılı 135 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadim çeşme niteliği ile Köy tüzel kişiliği adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde Mustafa Ç. irsen intikal taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın belli kesimi için dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı Köy Tüzel Kişiliği adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Mustafa Ç. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın davacı tarafından köye bağışlandığı, ayrıca davacının taşınmazın ekonomik amacına uygun bir zilyetliğinin olmadığı, davanın kabulünün çeşme'nin yapılış ve kullanım amacına aykırı düşeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Taşınmazın Raziye'den kaldığı, ölümünü takip eden yapılan taksimde mirasçılarından davacı oğlu Mustafa'ya isabet ettiği dosya içeriğinden ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davalı köy tüzel kişiliğinin savunmasına değer verilip verilemeyeceği ve davacının zilyetliğinin iktisap sağlayıcı nitelikte zilyetlik olup olmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Temyiz dilekçesi içeriğinden temyizin taşınmazın krokide 72 m2 olarak gösterilen bölümle ilgili olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi ve tanıklar davacının taşınmazın ağırlıklı olarak 72 m2 lik bölümünü kiraya vermek suretiyle zilyet ettiğini, taşınmazın tümümün köy tüzel kişiliğine iddia edildiği gibi bağışlanmadığını haber vermişlerdir. 72 m2 lik bölüm içerisinde önceden yapılan çeşmenin 1974 tarihinden itibaren kullanılmadığı, bunun sonucu olarak 63 m2 lik bölüm içerisine DSİ. Müdürlüğünce daha sonra yeni bir çeşme yapıldığı anlaşılmaktadır. Köy içerisinde bulunan bir yerin ayakkabıcı ya da sebzecilere kiraya vermek suretiyle kullanılması taşınmazın ekonomik amacına uygun ve iktisap sağlayıcı nitelikte bir zilyetlik olarak kabul etmek gerekir. Mahkemece bu hukuksal ve maddi olgular dikkate alınarak yeni parsel numaraları altında taşınmazın 72 m2 lik bölümüyle ilgili davanın kabulüne ve davacı adına tesciline, geri kalan 63 m2 kısmının ise tespit gibi davalı köy tüzel kişiliği adına tesciline karar vermek gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere davanın tümünün reddi yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı Mustafa Ç.'in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 28.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy