(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 406 ada 4 parsel sayılı 2070,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mer'a olarak sınırlandırılmıştır. Askı ilan süresi içinde Ayşe S. kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı Ayşe S. adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mer'a olmadığı ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı taraf yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Yusufeli İlçesi Kazım Karabekir Mahallesindeki 406 ada 4, 5, 6, 7 ve 8 numaralı parsellerin kamu orta malı mer'anın içerisinde yer aldığı ve bu parsellerin tamamının davalı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yargılamanın kısa zamanda ve en az masrafla yürütülüp doğru sonuca varılabilmesi için sözkonusu parsellerle ilgili tüm davaların birleştirilerek yürütülmesi gerekir. Mahkemece bu gereğe riayet edilmemiş olması isabetli değildir.
Dava konusu parsellerin niteliklerinin doğru olarak belirlenmesi ve davacı taraf yararına mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması için tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarının getirtilmesi, uygulamada bu kayıtlardan yararlanılması gerekir. Mahkemece arazinin niteliğinin belirlenmesinde komşu parsel kayıtlardan yararlanılmamış olması da doğru bulunmamaktadır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle kamu orta malı mer'a parseli içerisinde yer alan ve halen davalı bulunan 4, 5, 6, 7 ve 8 numaralı parsellerle ilgili dava dosyaları birleştirilmeli, 100 numaralı mer'a parselini dıştan çevreleyen tüm komşu parsellerle, güneydeki yoldan sonra gelen parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve komşu köylerden ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları huzuruyla keşif icra edilmelidir. Arazi başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kamu orta malı mer'a niteliği taşıyıp taşımadığı ayrı ayrı sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin kayıtlara uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, uzman ziraat mühendisinden arazinin toprak yapısı ve üzerindeki bitki örtüsü de nazara alınarak mer'a niteliği taşıyıp taşımadığı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre kara verilmelidir.
Sonuç: Davalı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 16.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy