(3402 S. K. m. 30/2)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 110 ada 4 ve 5 parsel sayılı 11532,30 ve 10429,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı Halil Ç.tarafından Mustafa K. aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmış, Kadir Ö. zilyetliğe dayanarak 110 ada 5 nolu parsel için davaya katılmış, Hazine ise mahkemece davaya dahil edilmiştir. Mahkemece, dava konusu 4 ve 5 nolu parsellerin Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Halil Ç. ile katılan davacı K. Özer tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Kadastro sırasında taşınmazlar Asliye Mahkemesinde davalı oldukları nedeni ile malik haneleri boş bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Dava ve katılma istemini içeren dilekçelere ve aşamalardaki açıklamalara göre, uyuşmazlık davacı ve katılan yararına taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Davalı Mustafa Kılıç'ın dayandığı tapu kaydının taşınmazlara uymadığı yerel bilirkişiler tarafından verildiği gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. Davacı ve katılan herhangi bir tapu ve vergi kaydına dayanmamıştır. Tapusuz olan bir yerin tesciline karar verilebilmesi için taşınmazın tescile tabi yerlerden olması, zilyetliğin dava ve tespit tarihine kadar çekişmesiz ve malik sıfatıyla olmak üzere 20 yıla ulaşması, maddi olaylardan sayılan zilyetliğin ve sürdürülüş biçiminin de tanık ve diğer delillerle kanıtlanması gerekir. Bilgilerine başvurulan bilirkişi ve tanıkların taşınmazların öncesi, kimden kaldığı, kim yada kimlerin zilyet ettikleri ve zilyetliklerinin süresi ile ilgili beyanları çelişkili olmasına rağmen mahkemece çelişkinin giderilmesine çalışılmamış, özellikle zilyetliğin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak sorulup açıklığa kavuşturulmamış, ayrıca taşınmazların niteliği ile ilgili hususlarda ziraatçı bilirkişiden rapor alınması yoluna da gidilmemiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, önceki keşiflerde dinlenen bilirkişi ve tanıklarla tespit bilirkişileri huzurunda yerinde yeniden keşif yapılarak, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimlerden kaldığı, davacı ve katılanın zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, belli zamanlarda ekilip sürülmemesi durumunda bunun neden ileri geldiği açıklığa kavuşturulmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda yöntemine uygun biçimde giderilmesine çalışılmalı, uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Yasasının 30/2 maddesi uyarınca çözümlenmesi gerekir bir nitelik arzettiğide dikkate alınarak gerektiğinde mahkemece lüzum görülecek deliller re'sen toplanmalı, bu meyanda komşu 1, 2, 6, 7, 3, 184, 190 ve 192 nolu parsellerin tespit malikleri yada zilyetlerinin yukarıda açıklanan konularda re'sen tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, birisi ziraatçı, diğeri jeoloji mühendisi olmak üzere iki kişiden oluşturulacak bilirkişi kurulundan taşınmazın öncesinin ne olduğu, toprak yapısı, işleniş tarzı ve süresi ve özel mülkiyete konu olan yerlerden olup olmadığı konularında teknik verilere dayalı gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazların hazine tarafından davacı ve katılana yada miras bırakanlarına satılan yerleri olup olmadığı konusunda da bilirkişi ve tanıklardan bilgi alınmalı ve olduğunda bununla ilgili belgeler getirtilerek incelenmeli, fen bilirkişisine raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacı Halil Ç. ile katılan Kadir Ö.'in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere geri verilmesine 30.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy