(3402 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalılardan Abdullah Ç. Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 967 parsel sayılı 9000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 140 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı miktar fazlası nedeniyle davacı Hazine adına tespit edilmiştir. Davalılardan Musa Ç.'ın tapu kaydına, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanan itirazı kadastro komisyonu tarafından kabul edilmiştir. Davacı hazine tespitin doğru olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, 967 sayılı parselin tespit gibi davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Abdullah Çayan tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın öncesinin mer'a olduğu, resmi belge niteliğindeki belirtmelik tutanağına aykırı düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro komisyonu kararında gösterilen tespit nedenine, iddia ve ileri sürülüşe göre uyuşmazlık, taşınmazın mer'a olup olmadığı yönünde toplanmaktadır. Mahkemenin davalı tarafın dayandığı tapu kaydının taşınmaza uymadığı yolundaki kabulü ile yerel bilirkişinin uygulamayla ilgili sözleri soyut içerikli ve gerekçeye dayanmamaktadır. Diğer taraftan davalı tapusu tescil ilamına dayalı olarak oluşturulmasına karşın dosyası getirilmemiş, ilam ve krokisi yerine uygulanmamıştır. Belirtmelik tutanağında mahkemenin kabulünün aksine taşınmazın öncesinin mer'a olduğuna yer verilmemiş, bilakis davalının babası Abdullah'ın tapulu yeri ve işgalinde olduğu belirtilmiştir. Belirtmelik tutanağı aksi kanıtlanamayacak belgelerden olmadığından mahkemenin aksi yöndeki görüşüne katılma olanağı yoktur. Ayrıca, mer'a araştırması da yeterli değildir. Öte yandan bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ile belirtmelik bilirkişisi taşınmazın mer'a olmadığını haber vermelerine rağmen sözlerine değer verilmeyişinin nedenleri de karar yerinde gösterilmemiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, öncelikle davalının dayandığı tapunun dayanağı tescil dosyası, dosyanın bulunamaması halinde ilam ve krokisi ile taşınmazın bulunduğu yer ve yöre ile ilgili toprak tevzi haritası istenilmeli, dosyaya fotokopi sunulan belirtmelik tutanağının düzenlenme tarihini de içerir bir şekilde onaylı bir örneği getirtilmeli, taraflardan yerel ve komşu köylerden olmak üzere tanık göstermeleri istenmeli, daha sonra yerinde yeniden keşif yapılarak davalının dayandığı tapu kaydı ile belirtmelik tutanağında geçen 412 tahrir nolu vergi kaydı taşınmazı ve yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla uygulanarak taşınmazlara aidiyet ve kapsamları saptanmalı, kayıtlarda geçen sınırlar bilirkişilerce arazi üzerinde gösterilip yerleri krokisine işaret ettirilmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğunda tanıkların bilgisine başvurulmalı, fen bilirkişisine kadastro paftası ile belirtmelik paftasının çakıştırılıp uygulama yaptırılarak, taşınmazın belirtmeliğin 685 ve 686 nolu mer'a parseller ile ilgili harita kapsamında kalıp kalmadığı kesinlikle belirlenmeli, taşınmazın öncesinin mer'a olduğu düşünülse bile toprak tevzi komisyonunca mer'a sınırı dışına çıkarılması durumunda, mer'a sınırı dışında bırakıldığı tarihten itibaren zilyetlikle iktisaba konu olacağı düşünülerek ona göre bilirkişi ve tanıklardan taşınmazda davalının ve miras bırakanının zilyetliğinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, tapu ve vergi kaydının taşınmaza uyduğunun belirlenmesi durumunda yüzölçümü itibariyle daha fazla olan kayda değer verilmesi gerektiği dikkate alınmalı, hayatta bulunmaları halinde diğer belirtmelik bilirkişilerinin yukarda açıklanan konularda ifadelerine başvurulmalı, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamayı ve kayıtlarda geçen sınır yerlerini ve taşınmazın toprak tevzi komisyonunca düzenlenen mer'a parseli içinde yada dışında kaldığını yansıtır biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 27.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy