(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı tapu kaydına ve kadastro öncesi sebebe dayanarak genel kadastro sonucu davalı adına oluşan tapu kayıtlarının iptali ve tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Taraflar ayrı ayrı tapu kayıtlarına dayanmışlardır. Yerel bilirkişinin taraf tapularının taşınmaza uyduğu yolundaki sözleri soyut içerikli ve gerekçeye dayanmamaktadır. Bilirkişilerden kayıtlarda geçen sınır yerleri arazi üzerinde göstertilip krokisine işaret ettirilmemiş, uygulamayı izlemeye olanak verecek biçimde krokide düzenlettirilmemiş, 1955 nolu parsel hariç diğer parsellerin tutanaklarında yazılı vergi kayıtlarının ise uygulanması yoluna gidilmemiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ile tüm tespit bilirkişileri de hazır edilmek suretiyle yerinde yeniden keşif yapılarak yöreyi ve taşınmazları iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığı ile taraf tapuları gereği gibi yerlerine uygulanmalı, kayıtlarda geçen sınırlar arazi üzerinde bilirkişilere göstertilip yerleri krokisine işaret ettirilmeli, aynı şekilde kadastro tutanaklarında yazılı vergi kayıtlarının uygulamaları yapılarak taşınmazlara ait olup olmadıkları saptanmalı, davalılardan dayandıkları tapu kayıt malikleri ile irsi yada akdi bağlantılarının ne olduğu sorulup veraset belgeleri ibraz ettirilmeli yada nüfus kayıtları getirtilmeli, komşu parsellerin kadastro tutanakları ve dayanakları kayıtlar getirtilerek ve uygulaması yapılarak taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılmalı, bilirkişiler tarafından bilinmeyen sınırlar olduğunda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, taraf tapularının kadastroca başka parsellere revizyon görüp görmediği mercilerinden sorulup revizyon gördüğü parseller bulunduğunda tutanakları getirtilip incelenmeli, hazinenin aynı tapu kaydına dayanarak komşu parseller hakkında dava açmış olması ve davalarının da sonuçlanmış bulunması durumunda verilen ve kesinleşen kararların davaya etkisi üzerinde durulup delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınmalı, taraf tapularının taşınmaza uyması, davalı taraf tapularının ise kapsamlarının yüzölçümü ile geçerli olması halinde, kayıt miktar fazlalıklarının hazine tapusunu kapsamında kalması nedeniyle zilyetlikle kazanılmayacağı düşünülmeli, yine tapuların çakışması halinde daha eski ve doğru temele dayanan tapu kaydına değer verileceği düşünülmeli, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamayı ve kayıtlarda geçen sınır yerlerini izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davacı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 11.2.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy