(3402 S. K. m. 9)
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle; uyuşmazlığın sağlıklı bir sonuca ulaştırılması için 514 ve 515 numaralı parsellere uygulanan 7.12.1967 tarih 17 nolu tapu kaydının ilk tesisinden itibaren getirtildikten sonra 1937 tarih 486 ve 513 tahrir nolu vergi kayıtları ile çevreyi iyi bilen yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler aracılığı ile yerine uygulanması, kayıtlarda geçen sınır yerleri ayrıntılı biçimde arz üzerinde gösterilerek uzman bilirkişi krokisine yansıtılması, bilinmeyen sınırlar yönünden tanık dinletme olanağı sağlanması, çekişmeli parsel ile 514 ve 515 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanak ve dayanaklarının getirtilerek tanık ve bilirkişi sözlerinin denetlenmesi, komşu taşınmaz dayanaklarının çekişmeli parsel yönünü ne şekilde okuduğunun belirlenmesi, ayrıca tapu kaydının doğu sınırında okunan Ohannis ile batıda okunan kato taşınmazlarının neresi olduğu, adı geçenlerin kaçak ve yitik kişi olup olmadıkları, taşınmazlarının el değiştirip değiştirmediği, tapu ve vergi kayıtlarına ayrı ayrı kapsam tayin edilirken sınırlarda açık yönler kalıp kalmadığının saptanması, zilyetliğe hangi tarihte kimler tarafından başlandığı ve ne şekilde sürdürüldüğünün maddi olaylara dayalı olarak tanık ve bilirkişilerden sorulması, keşfi izlemeye elverişli krokili rapor çizdirilmesi ve ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 29.9.1998 tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen 40.588.23 m2 lik kısmın davalı Rüstem Ö., (B) harfi ile gösterilen 5.260.79 m2 lik kısmı ise davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra yapılan araştırma, inceleme ve uygulama dahi hüküm kurmaya yeterli değildir.
20.9.1994 günlü bozma kararın da dava dışı 514 parsele revizyon gören tapu kaydı ilk tesis edildiği günden itibaren getirtildikten sonra 514 ve 515 parsellere uygulanan 486 ve 513 tahrir numaralı vergi kayıtları komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile gereği gibi yerlerine uygulanması, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması gereğine değinildiği halde 514 parsele revizyon gören 7.12.1967 tarih 17 numaralı tapu kaydı ilk tesisinden itibaren mercilerinden getirtilmemiş, 486 tahrir numaralı vergi kaydı yerine uygulanmadığı gibi bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı da sağlanmamıştır. Bozma ilamına uyulmakla lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak, mahkemeye de bozma gereklerini tam anlamıyla yerine getirme yükümlülüğü doğar. Mahkemece bu yönlerin gözardı edilmesi doğru değildir.
Eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez. O halde mahkemece dava dışı 514 parsele uygulanan 7.12.1967 tarih 17 nolu tapu kaydı ilk tesis edildiği günden itibaren tüm değişiklikleri ve varsa haritası ile birlikte mercilerinden getirtilmeli, daha sonra yerinde yeniden keşif yapılmalı yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığı ile 7.12.1967 tarih 17 nolu tapu kaydı ile 514 ve 515 parsellere uygulanan 513 ve 486 tahrir numaralı vergi kayıtları gereği gibi yerlerine uygulanmalı, kayıtlarda geçen sınır yerleri arz üzerinde göstertilerek uzman bilirkişinin krokisine yansıtılmalı, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, komşu parsel tutanak ve dayanakları da uygulanarak bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu denetlenmeli, komşu taşınmaz kayıtlarının nizalı taşınmaz yönünü kim ya da kimlere ait taşınmaz olarak okuduğu belirlenmeli, ayrıca tapu kaydında geçen ohanis ve kato yerlerinin neresi olduğu, adı geçen kişilerin kaçak ve yitik kişilerden olup olmadığı, bu kişilerin taşınmazlarını başka şahıslara devir edip etmedikleri varsa tapu kayıtları da getirtilerek incelenmeli, böylece tapu vergi kayıtlarına ayrı ayrı kapsam tayin edilmeli, taşınmazın tamamı ya da bir bölümünün tapu kaydı kapsamı dışında kalması ve kaçak ve yitik kişilerden kalmadığının belirlenmesi halinde zilyetliğin başlangıç tarihi süresi ve sürdürülüş biçimi maddi olaylara dayalı olarak bilirkişi ve tanıklardan sorulmalı, teknik bilirkişiye keşfi izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir, kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 06.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy