(3402 S. K. m. 36) (1086 S. K. m. 163, 414, 415)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ait verilen hüküm davacılar tarafından süresi içerisinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında 1 parsel s. 1.038.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kaydı, irsen intikal, hibe ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği sebebiyle davalılar Kenan Sayubey ve müşterekleri adlarına tespit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunda reddedilen davacılar İbrahim Yiğit ve arkadaşları tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin payları oranında davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacılardan Ali Yiğit, Mehmet oğlu Ahmet Yiğit ve Serhan oğlu Ahmet Yiğit vekillerine karar 26.6.1997 gününde tebliğ edilmiş olup onbeş günlük temyiz süresi geçtikten sonra 15.10.1997 gününde temyiz talebinde bulunmaları karşısında 15.10.1997 tarih 1997/2 müteferrik s. temyiz istemlerinin (dilekçelerinin) reddine ait kararın Usul ve kanuna uygun bulunması sebebiyle ONANMASINA,
2- Sair davacılar İbrahim Yiğit mirasçıları ve arkadaşlarının temyizine gelince; Mahkemenin 4.6.1997 tarih ve 1981/186-1997/4 s. kararının vekilleri olmayan Avukata yapılan tebliği geçersiz olduğundan mahkemenin temyiz isteklerinin reddine dair müteferrik kararının bozularak kaldırılmasına ve işin esasının incelenmesine karar verilip gereği görüşüldü:
Mahkemece, verilen önele karşın 3402 S.Kanunun 36. maddesi uyarınca keşif giderlerinin mahkeme veznesine depo edilmemesi sebebi ile davanın reddine, taşınmazın davalılar adına tesciline karar verilmiştir. Bir davada yargılama giderlerinin ödenmemesi ya da verilen önele karşın keşfe gidilmemesi durumunda yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğu 3402 S. Kadastro Kanununun 36 ve HYUY.nın 163 ile 414 ve 415. maddelerinde belirtilmiştir. HYUY.nın 163. maddesinde biri yasal, diğeri hakim tarafından tanınan iki türlü önelin varlığı kabul edilmiş olup, bu önellere uyulmaması durumunda doğacak hukuki sonuçlar açıklanmıştır. İlk kez yapılacak keşif için yapılması gereken işlerin nelerden ibaret olduğu, gerek ara kararında, gerekse taraflar gelmediği takdirde adlarına çıkarılacak açıklamalı davetiyelerde tam bir açıklıkla ve eksiksiz olarak belirtilip gösterilmesi, tanınan önel işin yapılması için yeterli ve elverişli olması, keşif giderlerinin (hakim ve mahkeme personelinin yol tazminatını, taşıt giderlerini, tanık ve bilirkişilerin ücretleri ile bunlara çıkarılacak davetiye masraflarını, işin durum ve içeriğine göre uzman bilirkişi giderlerini kapsayacak biçimde) ayrıntılı olarak ve yeterli miktarda saptanması, ücretin yatırılmasından itibaren işin yapılması için uygun süre tanınması ve kesin önel gereğinin yerine getirilmemesi durumunda doğuracağı hukuksal sonuçların açıklanması gerekir.
8.10.1996 tarihli oturumda açıklanan şekilde verilmiş bağlayıcı bir ara kararına rastlanmayıp keşif giderleri ayrı ayrı belirtilmediği gibi, bir kısım davacılar hazır olmadığı durumda kendilerine Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi hükümlerine uygun şekilde ara kararları tebliğ edilmeyerek resmi gazete ile tebliğ yoluna gidilmiş, ayrıca bir kısım taraflara çıkarılan tebligatlarda ise keşif yapılması düşünüldüğünden gibi duraksamaya yer verecek şekilde açıklama yapılmıştır. Sair taraftan önceden yapılan keşfin hüküm vermeye yeterli görülmemesi halinde yapılacak ikinci keşif tamamlayıcı nitelikte olup mahkemece re'sen yapılması gereken işlerden olduğu nazara alınarak tarafların yatırmasını beklemeksizin 3402 s. Kadastro Kanununun 36 ve HYUY.nın 415. maddeleri uyarınca gerekli giderlerin ilerde haksız çıkacak taraftan alınmak koşulu ile devlet hazinesinden ödenerek keşif icra kılınıp sonucuna göre işin esası hakkında bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönlerin gözetilmemiş olması doğru olmadığı gibi,
Kabule göre de; tespit maliklerinden Meryem Alışkın'ın tek mirasçısı Fikriye Alışkın'ın vatandaşlıktan çıkarılma nedenleri de araştırılarak buna göre taşınmaz mal iktisap edip edemeyeceğinin hüküm yerinde tartışılmamış olması da doğru değildir.
Davacılar İbrahim Yiğit mirasçıları ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerden ötürü BOZULMASINA, 13.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy