(6100 S. K. m. 371)
Dava: Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı A. C. tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 7 parsel sayılı 10197.50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, bağış, harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle A. C. adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde Z. B. taşınmazda miras payı bulunduğunu, kardeşine yapılan bağış senedinin geçersiz olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin 12/80 hissesinin davacı, 68/80 hissesinin davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı A. C. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazın M.. mirasçıları arasında yöntemine uygun olarak taksim edilmediği, iştirak halinde mülkiyette iştirakçilerden birinin ya da bir kaçının 3.kişilere yaptığı satışların geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmazın davacının miras bırakanı 1978 yılında ölen M.’dan kaldığı uyuşmazlık konusu olmadığı gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. İleri sürülüşe ve savunmaya göre uyuşmazlık miras bırakanın sağlığında taşınmazlarını mirasçıları arasında taksim edip etmediği ya da bağışlayıp bağışlamadığı, değilse ölümünden sonra mirasçıları arasında geçerli bir taksimin yapılıp yapılmadığı, davacının kardeşi M..'e yaptığı bağışın M.'in de davalıya yaptığı satışların geçerli olup olmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Bilirkişi ve tanık sözleri soyut içerikli ve gerekçeye dayanmayıp yukarda açıklanan hususlara cevap vermekten uzak olduğu gibi ifadeler arasındaki çelişkilerin giderilmesine de çalışılmamıştır. Diğer taraftan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kadastro tutanağının edinme yerindeki açıklamalar arasında aykırılık bulunduğu halde tutanak bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmamış, davacı Z.’e 28.8.2001 tarihli bağış senedinin sahte olduğunu, Hastane evrakları arasında mühür bastırıldığı iddiasında bulunduğu halde senet tanıkları dinlenmemiş senedin geçerli olup olmadığı da araştırılmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez, o halde, mahkemece önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarla tutanak bilirkişileri, 28.8.2001 tarihli senette imzası bulunan muhtar ve tanıklar huzuru ile yerinde yeniden keşif yapılarak, davacının miras bırakanı M..'un sağlığında tüm mallarını mirasçıları arasında taksim edip etmediği, yada bağışlayıp bağışlamadığı dava konusu taşınmazı yalnızca oğlu M.'e mi, yoksa M.'le birlikte davacı Z.'ye mi verdiği, böyle bir tasarrufta bulunmamış ve ölümünden sonra tüm mirasçıların ya da yetkili temsilcilerinin katılmasıyla terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim edilmişse taksimin hangi tarihte yapıldığı ve kime verildiği maddi olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve tanıklarla senette imzası bulunan tanıklardan ayrı ayrı sorulmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmesine çalışılmalı, tapusuz taşınmazların taksim, bağış yada satışının yazılı olma koşuluna bağlı olmayıp tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceği düşünülmeli, M.. mirasçıları adına tesbit ve tescil edilen tüm taşınmazların kadastro tutanak örnekleri getirtilerek bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesine çalışılmalı, teknik bilirkişiye yapılan keşif ve uygulamayı izlemeye olanak verecek biçimde raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davalı A. C.'ın temyiz itirazları yerindedir, kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 10.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)